30 Safer 1439 | 19 Kasım 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
Eşyanın tabiatı
08/11/2017 - 09:47
İsmail KILLIOĞLU

“Eşyanın tabiatı” ibaresini “nesnelerin doğası” olarak da ifade etmek mümkündür. Özellikle, düşünce, kuramsal düşünce alanında “nesne” terimi canlı-cansız tüm nesneleri kapsayıcı olması bakımından daha elverişlidir. Yakınlığı dolayısıyla “varlık” terimini de burada hatırlamak yerinde olursa da, özellikle kuramsal düşünce (mesela felsefe) bakımından işler bir terim olmakla birlikte, anlam özgünlüğü açısından sınırlandırıcı bir niteliğe bürünebilir.

Genel düşünce bakımından, “nesnelerin doğası” deyimi on yedinci yüzyılda Batı düşüncesinde belirleyici bir ilke düzeyinde anlaşılmaya başlanmıştır. Burada, doğa bilimleri alanında göz kamaştırıcı gelişmelerin etkisi, aynı zamanda doğaya karşı insanın mücadelesinde hâkim konumu işgal etmesi gereği yönündeki beklentisi, deyimin anahtar işlevi görecek mahiyette kavranmasına yol açmıştır denebilir. Böylece, “nesnelerin doğası” terimi, sadece doğa bilimleri alanında değil, ona göre gölgede ve cılız kalmış olan “sosyal bilim ” alanında da, hareket noktası alınması gereken bir ilke olarak kabul edilmeye hazır hale getirilmek istenir.

Bu bağlamda, Fransız düşünürü Montesquieu belirleyici bir adım atar. Doğa bilimlerinin nüfuzunu çağrıştırıcı bir tutumla, nesnelerin doğası deyimini “sosyal” olana aktarmak üzere siyaset alanına yoğunlaşır. Genel olarak, Aristoteles’ten mülhem siyasal rejim türlerini ele alır, ama ondan farklı bir düzlemde açıklamalarda bulunur. Çünkü Aristoteles, her ne kadar toplumu ve siyasal yapılanmasını, geri planda doğa yasası (nomos) temelinde kendi mantık sistemine dayanarak kurmuştu. Ama buradaki doğa yasası, sonuçta zihne ait bir kurgulamaya dayanıyordu. Buna karşılık, Montesquieu, nesnelerin doğası ilkesinden hareketle insan, toplum ve siyasal rejimleri irdelemeye yöneliyordu. Ancak, insanı, özellikle toplumu maddi (coğrafya, iklim, beslenme şartları) ve manevi (örf-adet, ahlak, hukuk, din) dinamikleri bağlamında kavrıyor ve siyasal rejimlerin mahiyet ve niteliklerini de ona göre belirlemeye çalışıyordu.

İnsanın olduğu gibi, toplumun da bir doğası vardır. Bu doğa temelinde ve bağlamında, deyim yerindeyse, toplumun kişiliği, ona bağlı ve onu yansıtan kurumları, kuralları, kültürü oluşur. Bunları bütün toplumlar bakımdan genelleştirmek ne kadar yanıltıcıysa, tek tipleştirmek de o kadar doğasına aykırıdır.

Sözü, zaman dışı, çağ dışı, ilkellik kategorisine girdirilmeyecek denli bayağılıkla malülSuut yönetiminde patlak veren gelişmelere getirmek istiyorum. Daha adı bile nesnenin doğasına aykırıdır: Suudi Arabistan . Arap kökenli topluluklar sadece burada yaşamıyor. Ancak Arap topluluklarının çoğunluğu mekân itibariyle burada yaşamasalar da, bu coğrafyada yer alan iki şehir ve onların manevi anlamlarının temsiliyeti sıkı bir bağ oluşturur. Fakat bunu sadece Arap kökenli topluluklara hamletmek de doğru değildir. Farklı kökene mensup bütün Müslümanlar böyle bir temsiliyet bağına sahiptirler.

Asıl olarak Suut yönetimi, söz konusu iki şehrin ( Mekke ve Medine) mekânı olan coğrafyayı “özel mülkleri” haline getirmek suretiyle bütün Müslümanların manevi coğrafyalarını gasp etmişlerdir. Bu bakımdan, Suut yönetimi, coğrafyası itibariyle haksız, gasp edilmiş bir mekânda ortaya çıkmıştır. Görünüşte vuku bulan olaylar yönetici bir aile içinde cereyan eden iktidar mücadelesi gibi gözükse de, aslında bu coğrafyada yaşayan toplumun doğasının derinden gelen sarsıntısı şeklinde yorumlanmalıdır. Kuşkusuz o toplum birçok güçlükle, eksikliklerle kuşatılmıştır. Ama derinden verdiği tepki önemlidir, zaman içinde o güçlüklerin, eksikliklerin üstesinden kendi imkân ve becerileri sayesinde gelebilir. Gelmelidir. İsrail yönetimi, nasılMüslüman Ortadoğu toplumlarının bağrına dıştan saplanan bir ok ise, Suut yönetimi de içten kanırtılan bir hançer olarak ortaya çıkmıştır. Hançerin çıkarılıp atılması, Arabistan’da yaşayan toplulukların yükümlülüğündedir öncelikle.

 
 
YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
15/11/2017 - 09:38 Kural ve hayat
08/11/2017 - 09:47 Eşyanın tabiatı
01/11/2017 - 08:27 Bilgi ve...
25/10/2017 - 09:40 “İnsan çalan eşkiya”
18/10/2017 - 10:15 Bütüncül bakabilmek-2
06/09/2017 - 09:38 Sorgulama ve Yenileme
30/08/2017 - 09:40 Yetenek ve kişilik
23/08/2017 - 09:58 Trump’ın Amerikası
16/08/2017 - 09:17 Şeytani Saçmalık Ve İblisce Cehalet
09/08/2017 - 09:11 Kamu Ve Erdemi
02/08/2017 - 09:19 Aşılanan şiir
26/07/2017 - 09:22 Kör göze sürme çekmek
19/07/2017 - 09:09 İnsana bakmak
05/07/2017 - 09:09 Örgütsüz emek
28/06/2017 - 08:53 Batı çöker mi?
21/06/2017 - 11:00 İktidar ve devlet
14/06/2017 - 09:50 Sorgulama ve özeleştiri
07/06/2017 - 09:39 Uluslararası hukuk ve Filistinli esirler
31/05/2017 - 10:17 Açlık
24/05/2017 - 15:07 Evin içi
17/05/2017 - 09:16 “Ağaç kesen, baş keser”
10/05/2017 - 09:19 Kamu bilinci
26/04/2017 - 09:07 Bir halkoylamasının düşündürdükleri
19/04/2017 - 09:01 Geçmişten geleceğe
12/04/2017 - 09:10 Kurum ve bürokrasi-II
05/04/2017 - 09:03 Kurum ve bürokrasi
22/03/2017 - 09:13 Sıradanlıktan kurtulamamak
08/03/2017 - 09:56 Kör göze sürme çekmek
01/03/2017 - 09:58 “Direnen adam”
22/02/2017 - 09:43 Irmak ve insan
15/02/2017 - 09:09 Önyargı ve açıklık
08/02/2017 - 09:08 Birey ve iktidar
01/02/2017 - 08:58 Amerika’nın Trump’ı
25/01/2017 - 09:13 Bir hukuk felsefecisinin bakışında hukukun görünümü
18/01/2017 - 09:09 Boğulan ideal
04/01/2017 - 09:06 Düşkün yönetimler
28/12/2016 - 09:04 Önyargı ve açıklık
21/12/2016 - 08:59 Dogma ve düşünce
14/12/2016 - 09:10 Şiddetin Örgütlenmesi
07/12/2016 - 09:23 Birkaç Odun
30/11/2016 - 09:55 “Direnç ve özgürlük” ya da “Değirmen yele karşı”
16/11/2016 - 09:01 Geçmişten Geleceğe
26/10/2016 - 09:01 Niçin savaş
19/10/2016 - 09:38 Ucuz kan-II
12/10/2016 - 09:19 Ucuz kan
05/10/2016 - 09:25 Korku ve kural
28/09/2016 - 09:17 Savaş ve Akıl
21/09/2016 - 11:49 Kitap
16/09/2016 - 17:34 Merak ve soru
03/08/2016 - 09:34 Birey olarak insan - II
27/07/2016 - 09:28 Toplumsal ve siyasal olayın mantığı
20/07/2016 - 09:43 Birey olarak insan
13/07/2016 - 09:08 Devletin işlevleri ve birey - ııı
22/06/2016 - 14:48 Devletin işlevi ve birey - ıı
15/06/2016 - 10:30 Devletin işlevleri ve birey - I
09/03/2016 - 12:44 İnsana egemen olmak
01/07/2015 - 10:54 Tuzağa düşmek
22/04/2015 - 11:00 Kutlu Doğum ve Süleyman Çelebi
07/01/2015 - 11:59 Özeleştiri
10/12/2014 - 12:26 Tek Kişilik Parti
26/11/2014 - 11:04 ŞERRİNDEN EMİN OLAMAMAK
05/11/2014 - 11:07 Gelenek ve Gelecek II
16/04/2014 - 14:26 529..
04/09/2013 - 07:42 Kurum yoksunluğu
17/07/2013 - 07:53 “Batıcı Devşirme” sistemi
03/07/2013 - 12:48 Kahramanmaraş üzerine yayınlar ve Yaşar Alparslan
05/06/2013 - 00:11 Şiirin şehrinde
15/05/2013 - 12:20 Ürün de fazla, fiyatlar da
08/05/2013 - 12:52 Necip Fazıl’ı anmak
06/03/2013 - 13:17 Sorun ve yöntemi
20/02/2013 - 14:46 Adaletin gereği
13/02/2013 - 12:43 Küreselleşme ve ahlâk II
23/01/2013 - 14:31 Gerçeksiz algı
09/01/2013 - 09:23 İbn Haldun demişti ki! II
19/12/2012 - 09:41 Siyasal Fatalizm
12/12/2012 - 07:11 Cehalet kıyameti
05/12/2012 - 10:24 Cemil
28/11/2012 - 08:42 Olan, oldurulmak istenen değil mi?
21/11/2012 - 08:01 Kuram mı, uygulama mı?
07/11/2012 - 08:01 Adalet ve Siyaset
31/10/2012 - 10:00 Düşünce ve maytap
24/10/2012 - 11:29 İlkel dürtü
17/10/2012 - 08:19 Suriye Sorunu
10/10/2012 - 00:37 Tek kişilik parti
26/09/2012 - 10:02 Balyoz ve hukuk
19/09/2012 - 01:45 Etki Tepki
12/09/2012 - 09:56 Eksik Olan Sistem Olmasın
05/09/2012 - 09:33 Düşüncenin Çiçeği
29/08/2012 - 09:26 Yeni Devir
 
Arda Turan bombası! Sponsor bulundu
Hazine, 3.1 milyar lira daha borçlandı
Gıda da yeni dönem başlıyor! Cepten takip sistemi
Başbakan Yıldırım'dan ABD’de tarihi itiraflar! Bush’a inandık, Afganistan’a asker gönderdik
Erdoğan bizzat görüştü! Ankara'nın yeni başkanına ilk talimat
Taşeron işçileri kadroya alınacak mı? Hükümetten şaşırtan taşeron hamlesi
Fatih Terim için ilginç iddia!
Başbakan Yıldırım Amerika'da!
Eski FBI ajanından şok iddia! Prens çatışmada öldürüldü
EN ÇOK
Yazarlar
Atilla MEHDİGİL
Bu Millet Erbakan'ı anlarsa... (2)
Mustafa KAYA
‘Hoca Haklıymış’
İshak BEYAZAY
Anka kuşu sandıklarımız
Feyzullah AYDOĞAN
ÖZGÜR DÜNYA KÂBE’DEN BAŞLAR
Ekrem ŞAMA
Kudüs ziyaretleri
Şeref KAÇMAZ
ORTA DOĞU’DA OYNU – YORUM
Mustafa İŞCAN
4-B’li iken 4-A ödenir mi?
Hayati OTYAKMAZ
UZUN EVLİLİĞİN SIRLARI
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Acayip hallerimiz
Ali Haydar HAKSAL
Değişimin Hızı Baş Döndürücü
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
Bir Bu Eksikti: “İslam Vatikanı”…
Zeki CEYHAN
Yandaş medya bile!
Mevlüt ÖZCAN
Selam ile ilgili bir konu
Mahmut TOPTAŞ
Tarih tünelinden çıkıp günümüze gelelim
Prof.Dr.Ata ATUN
Anastasiadis hâlâ hayal peşinde
Prof. Dr. Burhanettin Can
“Bağımsız Kürdistan Referandumu”-7 Ülke iç dinamikleri açısından “Kürt Sorunu”
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Devlet, siyaset, İslam ve Müslüman
Mustafa YILDIRIM
Bire sahip çıkalım - 1
Burak KILLIOĞLU
Keyfilik mi, kurumsallık mı?
Şakir TARIM
Hayattan kopuk eğitim olamaz
İsmail KILLIOĞLU
Kural ve hayat
İbrahim VELİ
“Hakikat sonrası çağ” heyecan vermiyor
Abdülkadir ÖZKAN
Eğitime her müdahale yeni sıkıntılara yol açıyor
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz