29 Safer 1439 | 18 Kasım 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
Bilgi ve...
01/11/2017 - 08:27
İsmail KILLIOĞLU

Hakikate, doğru bilgiye ulaşmak için, izlenmesi gereken bir yol, yani yöntem ve ilkeleri önem taşır. Bu ilkelerden birisi de karşılaştırmadır. Aslında doğru bilgi konusunda olduğu kadar, genel olarak düşünce bakımından da karşılaştırma ilkesi belirleyicidir. Birbirinden ne kadar farklı olurlarsa olsunlar İslam düşüncesiyle Batı düşüncesi arasındaki tarihi süreçteki ilişkisi göz önünde tutulduğunda, karşılaştırmanın önemi daha bir artmaktadır. Sadece bilgi merakı, hatta tutkusu diyebileceğimiz bir örnek üzerinde durulmasının yararlı olabileceği düşünülebilir.

“Kim XVI. yüzyıl derse, Rönesans demiş olur. Ama Rönesans nedir? Hümanizma nedir? Bunların zaman ve mekân içindeki kökenleri nelerdir?” diye sorduktan sonra Lucien Febvre, bu konulardaki kuramları, ilkeleri ve tartışmaları bir tarafa bırakıp insanın çehresine bakmayı ekler (Rönesans İnsanı, ç. Mehmet Ali Kılıçbay, İmge Kitabevi, Ankara 1995, s.57). Bu XVI. yüzyıl insanının, özel olarak da “Fransız Rönesansı’nın” çehresi “köylü, kaba, göçebe” bir çehredir. Bu çehre, “açık hava insanı”, bilgiye karşı, kendisinin ve ana-babasının “kutsal şey olan ekmeğe” duydukları bir çeşit saygının, “imanın bir benzerini” duyar. Öyle ki, dönemin Fransızca konuşan “Orbe” bölgesinde kilisenin çalan çanlarıyla ekmek arasında uyumlu bir ilişki bile kurulur:”ekmeği israf edersen, sopayı yersin” (pain perdu, tu seras battu. a.g.e. s.58). Peki, bu çehre neden bilmek, inceleme yapmak ister: Öncelikle barış için. Gereken şey de, soylu ve servet sahibi olmadıkları için, “Bilgi”dir (a.g.e. s.63).

Dikkat çekici, şaşırtıcı bazı örnek hayatlar da veren Febvre, Bale’li Thomas Platter ve iki oğlundan kısaca söz eder. Köylü soyundan gelme fakir bir köylü olarak doğar. Babasının ölümü üzerine, çağın geleneği sonucu annesi yeniden evlenir, erkek ve kız kardeşlerin her biri bir tarafa dağılır. En küçükleri olan Thomas’ı, acıdıkları için halaları yanlarına alırlar, ama altı yaşına geldiğinde, artık hayatını kazan derler. Önce, “ormanlar ve uçurumlar boyunca” ulaşılmaz yollarda, “yirmi kere ölüm tehlikesi” yaşayarak hayvan güden bir keçi çobanı olur. Dokuz buçuk yaşında “köyün papazının yanında” okula başlarsa da, “kaba Valaislilerin bile” isyan ettikleri “vahşice indirilen kamçı” demek olan okuldan kaçar. Yeğenlerinden biri, on altı yaşlarında bir oğlan çocuğu, yollarda dilenerek geçinen (Bacchants), “göçebe öğrencilerden” biri, Thomas’ı “béjaune” olarak peşinden sürükler. Çünkü insanların merhametini uyandırarak ekmek, yumurta , meyve çeken bu “sarı gaga” (béjaune)lardır, sokaklarda şarkı söyleyenler de yine bunlardır. Yollarda ayakları kan içinde kalıp yürüyemedikleri takdirde “baachant”lar tarafından adeta falakaya çekilirler. Böylece Valais’den Lucerne’e, Zürih’e, Naumburg ve Hull’e, Dresden’e , Breslau’ya, Nuremberg’e, Münih’e sayısız yolculuklar yaparlar, yani dilenirler. Luther de “Eisenach” sokaklarında aynı şeyleri yapmıştır.

Platter bir gün uğradığı Selestat’ta, şöyle böyle bildiği okuma düzeyinde, Joannes Sapidius’un ünlü okuluna gider. Üstelik on sekiz yaşına gelmiştir. Müthiş bir mücadeleye girer ve irade ve azim gösterir, eski Latince dilbilgisi olan Donat’yla adeta boğuşur. Kısa bir süre sonra, iki genç burjuvanın “pedagog”u, yani yarı eğiticisi, yarı uşağı olarak işe alınır. Gündüzleri bu “efendilerine” hizmetini yerine getirirken, güya kendisine ait akşam olunca, “dişleri kamaşsın” diye ağzına soğuk su, pişmemiş şalgam, çakıl taşı alarak uykuyla savaşarak tek başına çalışır. Latinceyi, Yunancayı ve biraz da İbraniceyi öğrenir. Varı yoğu olan bir kuronluk bir altın sikkesini İbranice Kitab-ı Mukaddes’e yatırır ve “kitabı yutarcasına” okur. Bu sıralarda Bale’de urgancılık yapmaya başlar. Aynı zamanda geceleri isli paslı kandilin ışığı altında Latince bir çevirinin yardımıyla Homeros’un Yunanca metnini anlamaya çabalar. Sabah olunca tekrar haydi ipler, halatlar, urganlar. Ama kentte ondan, “bu garip işçiden” söz edilir. Birgün Alzaslı büyük hümanist Beatus Rhenanus, başka bir gün, uzun cübbesinin içinde kaybolmuş sıska bir adam yanına gelir, konuşurlar. Bu gelen adam hümanistlerin en büyüğü, “messire” Desiderius Erasmus’tur. Her ikisi de “pedagogluktan “ daha iyi iş teklif etmişler, ama ret cevabı almışlardı. Fakat zamanın büyük matbaacısı Oporinus’un her akşam kendisine bir saat İbranice dersi verme önerisini kabul eder. Akşam ders verilecek salona vardığında, bilgin kişilerden, papazlardan, yargıçlardan, üniversite hocalarından oluşan yirmi kişilik bir toplulukla karşılaşır. Utanır, kaçmak isterse de, Oporinus tarafından ikna edilir ve artık her akşam, “sıcak bir odada, ılık çini sobanın üzerine deri önlüğüyle oturmuş, nasırlı ve bazen de işinden ötürü hala kanayan elleriyle”(a.g.e. s.68-70) İbranice öğretmeye devam eder.
Ne için? Bu sadece “ateşli bir bilme açlığı” için değil, çevrelerini kuşatmış olan (uzun Ortaçağ mesela) “cehalet sınırlarını geriletmek, insanın bilgi ve aklının parlak çemberini genişletmek” (a.g.e., s.76) için olabilirse de yeterli sayılamaz. “Doğu’nun, babalarının eski Doğu’sunun, Batı için çok uzun zamandan beri çekiciliğini koruyan Doğu’nun cazibesine kapılmak” ve oraya doğru, yani “Müslüman Doğu’nun kapısı (...) üzerinden, Doğu Akdeniz’e, Suriye ’ye, Nil’e (...), ama aynı zamanda insanlar, onların aletleri, dinleri, bu tutkuyla peşinden koşulan İslam’ın ve Türk ’ün esrarı (...) ilgilerini çekiyordu” (a.g.e., s.77).

YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
15/11/2017 - 09:38 Kural ve hayat
08/11/2017 - 09:47 Eşyanın tabiatı
01/11/2017 - 08:27 Bilgi ve...
25/10/2017 - 09:40 “İnsan çalan eşkiya”
18/10/2017 - 10:15 Bütüncül bakabilmek-2
06/09/2017 - 09:38 Sorgulama ve Yenileme
30/08/2017 - 09:40 Yetenek ve kişilik
23/08/2017 - 09:58 Trump’ın Amerikası
16/08/2017 - 09:17 Şeytani Saçmalık Ve İblisce Cehalet
09/08/2017 - 09:11 Kamu Ve Erdemi
02/08/2017 - 09:19 Aşılanan şiir
26/07/2017 - 09:22 Kör göze sürme çekmek
19/07/2017 - 09:09 İnsana bakmak
05/07/2017 - 09:09 Örgütsüz emek
28/06/2017 - 08:53 Batı çöker mi?
21/06/2017 - 11:00 İktidar ve devlet
14/06/2017 - 09:50 Sorgulama ve özeleştiri
07/06/2017 - 09:39 Uluslararası hukuk ve Filistinli esirler
31/05/2017 - 10:17 Açlık
24/05/2017 - 15:07 Evin içi
17/05/2017 - 09:16 “Ağaç kesen, baş keser”
10/05/2017 - 09:19 Kamu bilinci
26/04/2017 - 09:07 Bir halkoylamasının düşündürdükleri
19/04/2017 - 09:01 Geçmişten geleceğe
12/04/2017 - 09:10 Kurum ve bürokrasi-II
05/04/2017 - 09:03 Kurum ve bürokrasi
22/03/2017 - 09:13 Sıradanlıktan kurtulamamak
08/03/2017 - 09:56 Kör göze sürme çekmek
01/03/2017 - 09:58 “Direnen adam”
22/02/2017 - 09:43 Irmak ve insan
15/02/2017 - 09:09 Önyargı ve açıklık
08/02/2017 - 09:08 Birey ve iktidar
01/02/2017 - 08:58 Amerika’nın Trump’ı
25/01/2017 - 09:13 Bir hukuk felsefecisinin bakışında hukukun görünümü
18/01/2017 - 09:09 Boğulan ideal
04/01/2017 - 09:06 Düşkün yönetimler
28/12/2016 - 09:04 Önyargı ve açıklık
21/12/2016 - 08:59 Dogma ve düşünce
14/12/2016 - 09:10 Şiddetin Örgütlenmesi
07/12/2016 - 09:23 Birkaç Odun
30/11/2016 - 09:55 “Direnç ve özgürlük” ya da “Değirmen yele karşı”
16/11/2016 - 09:01 Geçmişten Geleceğe
26/10/2016 - 09:01 Niçin savaş
19/10/2016 - 09:38 Ucuz kan-II
12/10/2016 - 09:19 Ucuz kan
05/10/2016 - 09:25 Korku ve kural
28/09/2016 - 09:17 Savaş ve Akıl
21/09/2016 - 11:49 Kitap
16/09/2016 - 17:34 Merak ve soru
03/08/2016 - 09:34 Birey olarak insan - II
27/07/2016 - 09:28 Toplumsal ve siyasal olayın mantığı
20/07/2016 - 09:43 Birey olarak insan
13/07/2016 - 09:08 Devletin işlevleri ve birey - ııı
22/06/2016 - 14:48 Devletin işlevi ve birey - ıı
15/06/2016 - 10:30 Devletin işlevleri ve birey - I
09/03/2016 - 12:44 İnsana egemen olmak
01/07/2015 - 10:54 Tuzağa düşmek
22/04/2015 - 11:00 Kutlu Doğum ve Süleyman Çelebi
07/01/2015 - 11:59 Özeleştiri
10/12/2014 - 12:26 Tek Kişilik Parti
26/11/2014 - 11:04 ŞERRİNDEN EMİN OLAMAMAK
05/11/2014 - 11:07 Gelenek ve Gelecek II
16/04/2014 - 14:26 529..
04/09/2013 - 07:42 Kurum yoksunluğu
17/07/2013 - 07:53 “Batıcı Devşirme” sistemi
03/07/2013 - 12:48 Kahramanmaraş üzerine yayınlar ve Yaşar Alparslan
05/06/2013 - 00:11 Şiirin şehrinde
15/05/2013 - 12:20 Ürün de fazla, fiyatlar da
08/05/2013 - 12:52 Necip Fazıl’ı anmak
06/03/2013 - 13:17 Sorun ve yöntemi
20/02/2013 - 14:46 Adaletin gereği
13/02/2013 - 12:43 Küreselleşme ve ahlâk II
23/01/2013 - 14:31 Gerçeksiz algı
09/01/2013 - 09:23 İbn Haldun demişti ki! II
19/12/2012 - 09:41 Siyasal Fatalizm
12/12/2012 - 07:11 Cehalet kıyameti
05/12/2012 - 10:24 Cemil
28/11/2012 - 08:42 Olan, oldurulmak istenen değil mi?
21/11/2012 - 08:01 Kuram mı, uygulama mı?
07/11/2012 - 08:01 Adalet ve Siyaset
31/10/2012 - 10:00 Düşünce ve maytap
24/10/2012 - 11:29 İlkel dürtü
17/10/2012 - 08:19 Suriye Sorunu
10/10/2012 - 00:37 Tek kişilik parti
26/09/2012 - 10:02 Balyoz ve hukuk
19/09/2012 - 01:45 Etki Tepki
12/09/2012 - 09:56 Eksik Olan Sistem Olmasın
05/09/2012 - 09:33 Düşüncenin Çiçeği
29/08/2012 - 09:26 Yeni Devir
 
Arda Turan bombası! Sponsor bulundu
Hazine, 3.1 milyar lira daha borçlandı
Gıda da yeni dönem başlıyor! Cepten takip sistemi
Başbakan Yıldırım'dan ABD’de tarihi itiraflar! Bush’a inandık, Afganistan’a asker gönderdik
Erdoğan bizzat görüştü! Ankara'nın yeni başkanına ilk talimat
Taşeron işçileri kadroya alınacak mı? Hükümetten şaşırtan taşeron hamlesi
Fatih Terim için ilginç iddia!
Başbakan Yıldırım Amerika'da!
Eski FBI ajanından şok iddia! Prens çatışmada öldürüldü
EN ÇOK
Yazarlar
Atilla MEHDİGİL
Bu Millet Erbakan'ı anlarsa... (2)
Mustafa KAYA
‘Hoca Haklıymış’
İshak BEYAZAY
Anka kuşu sandıklarımız
Feyzullah AYDOĞAN
ÖZGÜR DÜNYA KÂBE’DEN BAŞLAR
Ekrem ŞAMA
Kudüs ziyaretleri
Şeref KAÇMAZ
ORTA DOĞU’DA OYNU – YORUM
Mustafa İŞCAN
4-B’li iken 4-A ödenir mi?
Hayati OTYAKMAZ
UZUN EVLİLİĞİN SIRLARI
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Acayip hallerimiz
Ali Haydar HAKSAL
Değişimin Hızı Baş Döndürücü
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
Bir Bu Eksikti: “İslam Vatikanı”…
Zeki CEYHAN
Yandaş medya bile!
Mevlüt ÖZCAN
Selam ile ilgili bir konu
Mahmut TOPTAŞ
Tarih tünelinden çıkıp günümüze gelelim
Prof.Dr.Ata ATUN
Anastasiadis hâlâ hayal peşinde
Prof. Dr. Burhanettin Can
“Bağımsız Kürdistan Referandumu”-7 Ülke iç dinamikleri açısından “Kürt Sorunu”
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Devlet, siyaset, İslam ve Müslüman
Mustafa YILDIRIM
Bire sahip çıkalım - 1
Burak KILLIOĞLU
Keyfilik mi, kurumsallık mı?
Şakir TARIM
Hayattan kopuk eğitim olamaz
İsmail KILLIOĞLU
Kural ve hayat
İbrahim VELİ
“Hakikat sonrası çağ” heyecan vermiyor
Abdülkadir ÖZKAN
Eğitime her müdahale yeni sıkıntılara yol açıyor
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz