29 Safer 1439 | 18 Kasım 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
Bütüncül bakabilmek-2
18/10/2017 - 10:15
İsmail KILLIOĞLU

Siyasi rejimi ne olursa olsun, “devlet” olarak tanımlanan kurumun öncelikli işlevi, aynı zamanda birincil ödevi, kendi varlığının kurucu unsurları da olan ülke ve toplum için güvenliği sağlamaktır. Burada dikkat edilmesi gereken ince bir fark vardır. O da, ülke ve toplum içinde güvenliği sağlamak işlevini, devlet bu iki kurucu unsurun dışında ayrı ve bağımsız bir varlıkmış gibi yerine getirir, şeklindeki anlayıştır. Genel olarak, bu anlayışın tarihten gelen yanlış bir algıya dayandığı ve yaygın olduğu belirtilebilir. Çünkü karışıklığın, kargaşanın, öz olarak herhangi bir kuralın kabul edilip işletilmediği bir ülke ve toplumda, belki kısmi, değişken ve birbirine karşıt güvenlik alanları ortaya çıkabilir, ama bu durum o ülkenin ve toplumun “devlet” kurumu düzeyine ulaştığı sonucunu vermez. Dolayısıyla, genel, eşit, ülke ve toplumun varlığını gerçekleştirici bir yapıdan da söz edilemez. Onun için, devletin güvenliği sağlaması, ülke ve toplumun varlığını doğrudan özümlemesi anlamına gelir. Buna rağmen, bir ülkede ve toplumda, doğaları gereği, kısmi, değişken ve farklı güvenlik alanları ortaya çıkabilir ve bunları gerçekleştiren şeyi “iktidar” olarak nitelendirmek mümkündür. Ancak, iktidar bir olgu olarak mahiyeti gereği değişkendir, derece ve ölçüsü daima farklı kullanımları içerir. Hele devleti, bu mahiyet ve nitelikte bir olgu olan “iktidar” ile özdeşleştir isek, önce devletin tecelli imkân ve şartlarını, sonra da işlev ve ödevlerini ortadan kaldıran bir sürece bağlamış olursunuz. Nitekim kurum olarak devleti temellendirmeye, tanımlamaya, açıklamaya, kısaca varlığını, amaç ve işlevlerini kavramaya çalıştığımızda başvurmak zorunda olduğumuz hukuk, yani kamu ve anayasa hukuku, “iktidar”ı da içeren, ama farklı bir tanıma kavuşturan “hâkimiyet”, egemenlik ilkesini önerir. Hâkimiyetin millete veya topluma dayandığı söylenirken, kastedilen toplum ile devlet ilişkisinin anlaşılmasında başvurulması gereken ilkedir. Kuşkusuz, “hâkimiyet” kavram olarak daha başka alan ve olgularda farklı anlam ve kullanımları da barındırır. Özellikle, inanç alan ve olgusu söz konusu edildiğinde, hakimiyetin anlamını o alan ve olgu bağlamında değerlendirmek zorunluluğu vardır. Yanlış kıyas ve benzetmeler bütünüyle farklı yollara ve sonuçlara yönelinmeyi beraberinde getirir. Bu, aslında bir “bahs-i diğer”dir.

Devletle, son çözümlemede toplum ve ülkeyle ilişkili olan hâkimiyet ilkesini bir tarafa bırakıp, onun yerine “iktidar” olgusunu temel alıp ülke ve toplumun varlığıyla doğrudan ilintili olan güvenliği sağlamaya çalışmak, bir dizi sorunun ortaya çıkmasına uygun ortam hazırlamak anlamına gelir. Sayısız ve o nisbette mantıksız örneklerin, olayların durmaksızın birbirini izlediği bir coğrafyada ve ortamda yaşıyoruz. Adeta hayatımızın mutadı, amiyane deyişle, “rutin”idir bu durum. Bireysel düzlemde gerçekleşen bir takım acıklı, hüzünlü, ama ürpertici olaylara bakalım, nasıl bir güvenliksiz ülke ve toplumda, coğrafya ve ortamda yaşadığımızı, gerçekte dehşet duygusuyla algılamamız gerekir. Aldığı evin taksitini ödeyemediği için karısını ve çocuklarını öldürme, seyir halindeyken arabayı durdurup çocuğunun gözü önünde anne ve babayı kurşunlama, anlaşmazlık üzerine baba evine sığınan karısını, onun anne ve babasını katledip köyün yakınındaki dağa kaçarak yaptıklarını cep telefonu kamerasına alma ve daha nicesi olaylar her halde devletin güvenlik ödevini yerine getirdiği sonucunu vermez. Bu bireysel olaylar, elbette her toplumda ve her ülkede, daha doğrusu insanın toplu halde yaşamaya başladığı her ortamda gerçekleşmesi olası olaylar ve durumlardır. Bu tür olayların artışı ve nitelik farklılığı göstermesi, bireysel neden ve tutumlarla değil, toplumsal nedenlere bakılarak açıklanmayı, yani toplumsal bir “anomali”nin ortaya çıkıp çıkmadığını irdelemeyi gerektirebilir. Bunun düşündürücü bir örneğini 1870’li yılların Fransız toplumundaki intihar olayının artış göstermesi üzerine yaptığı araştırmayla Durkheim ortaya koymuştu. İktisadi çalkantıların ve siyasi devrimlerin doğrudan neden olarak alınmasından önce topluma ve devlete bakmak gereğini bu çalışmasıyla Durkeim, yeni ve farklı bir bakış açısı getirmesi bakımından sosyolojinin bağımsız bir disiplin olduğunu da ortaya koyuyordu. Ancak o disiplinin amacının da toplum ve devlete bakışın yeni bir anlama ihtiyacı olduğunu göstermekti. Bugün “ terör ” ve benzeri kategoriler içinde tanımladığımız olayları irdelemeye yönelindiğinde farklı yolların araştırılması herhalde bir gereklilik olmalıdır. Aynı şekilde paylaştığımız coğrafyanın çeşitli bölgelerinde ortaya çıkan olaylara ve durumlara bakışta daha geniş ve oylumlu kıyaslara ve değerlendirmelere ihtiyaç duyulması olasılığı yabana atılmamalıdır.

YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
15/11/2017 - 09:38 Kural ve hayat
08/11/2017 - 09:47 Eşyanın tabiatı
01/11/2017 - 08:27 Bilgi ve...
25/10/2017 - 09:40 “İnsan çalan eşkiya”
18/10/2017 - 10:15 Bütüncül bakabilmek-2
06/09/2017 - 09:38 Sorgulama ve Yenileme
30/08/2017 - 09:40 Yetenek ve kişilik
23/08/2017 - 09:58 Trump’ın Amerikası
16/08/2017 - 09:17 Şeytani Saçmalık Ve İblisce Cehalet
09/08/2017 - 09:11 Kamu Ve Erdemi
02/08/2017 - 09:19 Aşılanan şiir
26/07/2017 - 09:22 Kör göze sürme çekmek
19/07/2017 - 09:09 İnsana bakmak
05/07/2017 - 09:09 Örgütsüz emek
28/06/2017 - 08:53 Batı çöker mi?
21/06/2017 - 11:00 İktidar ve devlet
14/06/2017 - 09:50 Sorgulama ve özeleştiri
07/06/2017 - 09:39 Uluslararası hukuk ve Filistinli esirler
31/05/2017 - 10:17 Açlık
24/05/2017 - 15:07 Evin içi
17/05/2017 - 09:16 “Ağaç kesen, baş keser”
10/05/2017 - 09:19 Kamu bilinci
26/04/2017 - 09:07 Bir halkoylamasının düşündürdükleri
19/04/2017 - 09:01 Geçmişten geleceğe
12/04/2017 - 09:10 Kurum ve bürokrasi-II
05/04/2017 - 09:03 Kurum ve bürokrasi
22/03/2017 - 09:13 Sıradanlıktan kurtulamamak
08/03/2017 - 09:56 Kör göze sürme çekmek
01/03/2017 - 09:58 “Direnen adam”
22/02/2017 - 09:43 Irmak ve insan
15/02/2017 - 09:09 Önyargı ve açıklık
08/02/2017 - 09:08 Birey ve iktidar
01/02/2017 - 08:58 Amerika’nın Trump’ı
25/01/2017 - 09:13 Bir hukuk felsefecisinin bakışında hukukun görünümü
18/01/2017 - 09:09 Boğulan ideal
04/01/2017 - 09:06 Düşkün yönetimler
28/12/2016 - 09:04 Önyargı ve açıklık
21/12/2016 - 08:59 Dogma ve düşünce
14/12/2016 - 09:10 Şiddetin Örgütlenmesi
07/12/2016 - 09:23 Birkaç Odun
30/11/2016 - 09:55 “Direnç ve özgürlük” ya da “Değirmen yele karşı”
16/11/2016 - 09:01 Geçmişten Geleceğe
26/10/2016 - 09:01 Niçin savaş
19/10/2016 - 09:38 Ucuz kan-II
12/10/2016 - 09:19 Ucuz kan
05/10/2016 - 09:25 Korku ve kural
28/09/2016 - 09:17 Savaş ve Akıl
21/09/2016 - 11:49 Kitap
16/09/2016 - 17:34 Merak ve soru
03/08/2016 - 09:34 Birey olarak insan - II
27/07/2016 - 09:28 Toplumsal ve siyasal olayın mantığı
20/07/2016 - 09:43 Birey olarak insan
13/07/2016 - 09:08 Devletin işlevleri ve birey - ııı
22/06/2016 - 14:48 Devletin işlevi ve birey - ıı
15/06/2016 - 10:30 Devletin işlevleri ve birey - I
09/03/2016 - 12:44 İnsana egemen olmak
01/07/2015 - 10:54 Tuzağa düşmek
22/04/2015 - 11:00 Kutlu Doğum ve Süleyman Çelebi
07/01/2015 - 11:59 Özeleştiri
10/12/2014 - 12:26 Tek Kişilik Parti
26/11/2014 - 11:04 ŞERRİNDEN EMİN OLAMAMAK
05/11/2014 - 11:07 Gelenek ve Gelecek II
16/04/2014 - 14:26 529..
04/09/2013 - 07:42 Kurum yoksunluğu
17/07/2013 - 07:53 “Batıcı Devşirme” sistemi
03/07/2013 - 12:48 Kahramanmaraş üzerine yayınlar ve Yaşar Alparslan
05/06/2013 - 00:11 Şiirin şehrinde
15/05/2013 - 12:20 Ürün de fazla, fiyatlar da
08/05/2013 - 12:52 Necip Fazıl’ı anmak
06/03/2013 - 13:17 Sorun ve yöntemi
20/02/2013 - 14:46 Adaletin gereği
13/02/2013 - 12:43 Küreselleşme ve ahlâk II
23/01/2013 - 14:31 Gerçeksiz algı
09/01/2013 - 09:23 İbn Haldun demişti ki! II
19/12/2012 - 09:41 Siyasal Fatalizm
12/12/2012 - 07:11 Cehalet kıyameti
05/12/2012 - 10:24 Cemil
28/11/2012 - 08:42 Olan, oldurulmak istenen değil mi?
21/11/2012 - 08:01 Kuram mı, uygulama mı?
07/11/2012 - 08:01 Adalet ve Siyaset
31/10/2012 - 10:00 Düşünce ve maytap
24/10/2012 - 11:29 İlkel dürtü
17/10/2012 - 08:19 Suriye Sorunu
10/10/2012 - 00:37 Tek kişilik parti
26/09/2012 - 10:02 Balyoz ve hukuk
19/09/2012 - 01:45 Etki Tepki
12/09/2012 - 09:56 Eksik Olan Sistem Olmasın
05/09/2012 - 09:33 Düşüncenin Çiçeği
29/08/2012 - 09:26 Yeni Devir
 
Arda Turan bombası! Sponsor bulundu
Hazine, 3.1 milyar lira daha borçlandı
Gıda da yeni dönem başlıyor! Cepten takip sistemi
Başbakan Yıldırım'dan ABD’de tarihi itiraflar! Bush’a inandık, Afganistan’a asker gönderdik
Erdoğan bizzat görüştü! Ankara'nın yeni başkanına ilk talimat
Taşeron işçileri kadroya alınacak mı? Hükümetten şaşırtan taşeron hamlesi
Fatih Terim için ilginç iddia!
Başbakan Yıldırım Amerika'da!
Eski FBI ajanından şok iddia! Prens çatışmada öldürüldü
EN ÇOK
Yazarlar
Atilla MEHDİGİL
Bu Millet Erbakan'ı anlarsa... (2)
Mustafa KAYA
‘Hoca Haklıymış’
İshak BEYAZAY
Anka kuşu sandıklarımız
Feyzullah AYDOĞAN
ÖZGÜR DÜNYA KÂBE’DEN BAŞLAR
Ekrem ŞAMA
Kudüs ziyaretleri
Şeref KAÇMAZ
ORTA DOĞU’DA OYNU – YORUM
Mustafa İŞCAN
4-B’li iken 4-A ödenir mi?
Hayati OTYAKMAZ
UZUN EVLİLİĞİN SIRLARI
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Acayip hallerimiz
Ali Haydar HAKSAL
Değişimin Hızı Baş Döndürücü
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
Bir Bu Eksikti: “İslam Vatikanı”…
Zeki CEYHAN
Yandaş medya bile!
Mevlüt ÖZCAN
Selam ile ilgili bir konu
Mahmut TOPTAŞ
Tarih tünelinden çıkıp günümüze gelelim
Prof.Dr.Ata ATUN
Anastasiadis hâlâ hayal peşinde
Prof. Dr. Burhanettin Can
“Bağımsız Kürdistan Referandumu”-7 Ülke iç dinamikleri açısından “Kürt Sorunu”
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Devlet, siyaset, İslam ve Müslüman
Mustafa YILDIRIM
Bire sahip çıkalım - 1
Burak KILLIOĞLU
Keyfilik mi, kurumsallık mı?
Şakir TARIM
Hayattan kopuk eğitim olamaz
İsmail KILLIOĞLU
Kural ve hayat
İbrahim VELİ
“Hakikat sonrası çağ” heyecan vermiyor
Abdülkadir ÖZKAN
Eğitime her müdahale yeni sıkıntılara yol açıyor
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz