5 Cemaziye'l-Ahir 1439 | 21 Şubat 2018
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
Sorgulama ve Yenileme
06/09/2017 - 09:38
İsmail KILLIOĞLU

Kendine özgü kavramlara, imgelere, anlatım ve yaklaşım biçimlerine, üsluplara sahip olarak; insan, toplum, doğa ve evren konularını bu bağlamda bütünlük içinde ele alıp incelemeye, kısaca sistemli düşünce diyebiliriz. Ancak bu nitelendirmenin göreli, yani izafi bir nitelendirme olduğunu da unutmamamız gerekir. Çünkü sistem kavramı kendi içinde farklı anlamları barındıran bir özellik gösterir. Bunun farklılık göstermesi, kaçınılmaz olarak bizi, kısaca yöntem (method) dediğimiz soruna varıp dayandırır. Bu anlamda yöntem, bir olguya, konuya ya da soruna, hangi öğeler çerçevesinde ve temelinde yaklaşıldığını belirleyen ve bunların bütünlüğünün nasıl sağlandığını açıklamak durumunda olan yolları içerir. Eğer insan ve onunla ilişkili konuları ve sorunları, doğaya ilişkin konu ve sorunlar ile aynı yoldan ele almaya kalkışırsanız, asıl sorunu kaçınılmaz olarak yanlış bir alanda ve temelde kurmuş sayılırsınız. Meğerki mantıki biçimler ve kurallar doğrultusunda doğru bir yol izlemiş olsanız bile. Nitekim XX. yüzyılın başlarına kadar Batı düşünce sisteminde bu sorun “doğa” ve “insan” kavramları temelinde hem bilim, hem düşünce ve ayrıca özellikle kültür ve sanat bağlamlarında yoğun tartışmalara neden olmuştur. Eski ağırlığını yitirmiş olsa da, “doğa” kavramı olgusu temelinde “insan” kavramını ve olgusunu incelemeyi sürdürmek isteyen anlayışlara, akımlara rastlanabilmektedir. Ancak, “doğa” kavram ve olgusuna yönelik yöntemin, “insan” kavram ve olgusu bakımından yeterli olmadığı, hatta sorunu ele almada ve anlamada yanıltıcı sonuçlara götürdüğü genel olarak kabul edilmiş bulunmaktadır.

Düşünce, bilim ve sanat alanlarında başvurulan yöntemler, bunların ortaya koyduğu ürünler ve kendi içlerinde gerçekleştirilmiş bütünlüklerini, bir anlamda “uygarlık” kavramı başlığı altında ifade edebiliriz. Dolayısıyla, uygarlık kavramı, bütünlükleri içinde içerdiği bu alanların kendine özgü niteliklerini yansıtan bir ayna şeklinde tasavvur edilebilir. Gerçi, düşünce, bilim ve sanat biçimlerinin esas alınması bağlamında uygarlık kavramının farklı tanım ve yorumunun yapılabileceği yaklaşımlar ve görüşleri de ileri sürülmüş ve çeşitli uygarlık sınıflandırmaları yapılmaya çalışılmıştır. Denebilir ki, bu tür yaklaşım ve görüşleri besleyen ana kaynak aslında “yöntem” sorunuyla ilgilidir. Başvurulan ve kullanılan yöntemi mutlak, kesin ve tek geçerli yol olarak benimsemişseniz, bunu aynı olgulara olduğu kadar farklı olgulara da uygulamakta sakınca görmeyebilirsiniz. Ancak, ortaya konulan verilerin, ürünlerin, düşünce ve görüşlerin, kullanılan yöntem gereği bütünlük arz etmesi, onun yeterli ve doğru olduğu anlamına gelmez. Dolayısıyla, insan, toplum, doğa ve evren konularında ortaya konulan düşünce görüşlerin, belli bir olgu, örneğimizde uygarlık, için geçerli olması, farklı olgulara, yani uygarlıklara uygulanması halinde aynı sonucu vermesi beklenemez. En azından, yöntem olarak yapılan sınıflamanın, teşmil etmenin sorunları anlamada ve çözmede yetersiz kalacağı açıktır.

Kaldı ki, insan, toplum, kültür ve uygarlık kavram ve olguları, “irade” sahibi bir varlık olan insanın işe karışması nedeniyle, zaman ve mekan öğelerinin mutlaka dikkate alınması gereğini ihtar etmektedir. Yani, insan ve toplum, daima belirli bir zaman ve mekân öğesine bağlı olarak etkinlikte bulunurlar. Burada, kısaca tarihi dönemler ve bunları ifade eden düşünceler, duygular, irade ve kararlar, kısaca “zihniyet” dediğimiz bir keyfiyet söz konusu olmaktadır. Öyleyse, kavramlar, imgeler, anlatım biçimleri, ifade ediş tarzları, üsluplar, kurumlar, belirli dönemler çerçevesinde anlamlarını, işlevlerini, amaçlarını, varlıklarını ve niteliklerini ortaya koyarlar. Dönemler arasında ilişkinin olması veya kesinkes kopuşlar biçiminde yeni ilişkilerin ortaya çıkması, bunların tanımlanmasında, anlaşılmasında, yorumlanmasında bir takım güçlükleri beraberinde getirebilir.

Kısaca, elbette bir düşünce, belli bir dönem itibariyle bilim ve bilgi ve sanat, duyarlık anlayışına sahip olan İslam kültür ve uygarlığını, salt belli bir yöntem temelinde mi, yoksa dönemleri de açıklayıcı yöntemler temelinde mi ele almak gerekmektedir?

Sanıyorum, sorunu bu bağlama oturmadan, başvurulan yaklaşımların ve yolların niteliği de dâhil olmak üzere, verimli bir sonuca ulaşmak zor olabilir. Tavsiyeler, öğütler, hamasetler, sadece duygusal geçici hazlar sağlayabilir, ama sorun hep olduğu gibi ortada durmaya devam eder.

YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
14/02/2018 - 08:31 Tarihin Dilemması
31/01/2018 - 08:46 Haydut devlet kim?
24/01/2018 - 08:45 Şuurlu-Şuursuzluk
10/01/2018 - 08:45 ...Dolayısıyla
03/01/2018 - 08:44 İnsanı ve barışı savunmak
20/12/2017 - 11:53 İyiliğin güçsüzlüğü
06/12/2017 - 08:59 Çiftçi ve Toprak
22/11/2017 - 09:58 Üç kitap dolayısıyla
15/11/2017 - 09:38 Kural ve hayat
08/11/2017 - 09:47 Eşyanın tabiatı
01/11/2017 - 08:27 Bilgi ve...
25/10/2017 - 09:40 “İnsan çalan eşkiya”
18/10/2017 - 10:15 Bütüncül bakabilmek-2
06/09/2017 - 09:38 Sorgulama ve Yenileme
30/08/2017 - 09:40 Yetenek ve kişilik
23/08/2017 - 09:58 Trump’ın Amerikası
16/08/2017 - 09:17 Şeytani Saçmalık Ve İblisce Cehalet
09/08/2017 - 09:11 Kamu Ve Erdemi
02/08/2017 - 09:19 Aşılanan şiir
26/07/2017 - 09:22 Kör göze sürme çekmek
19/07/2017 - 09:09 İnsana bakmak
05/07/2017 - 09:09 Örgütsüz emek
28/06/2017 - 08:53 Batı çöker mi?
21/06/2017 - 11:00 İktidar ve devlet
14/06/2017 - 09:50 Sorgulama ve özeleştiri
07/06/2017 - 09:39 Uluslararası hukuk ve Filistinli esirler
31/05/2017 - 10:17 Açlık
24/05/2017 - 15:07 Evin içi
17/05/2017 - 09:16 “Ağaç kesen, baş keser”
10/05/2017 - 09:19 Kamu bilinci
26/04/2017 - 09:07 Bir halkoylamasının düşündürdükleri
19/04/2017 - 09:01 Geçmişten geleceğe
12/04/2017 - 09:10 Kurum ve bürokrasi-II
05/04/2017 - 09:03 Kurum ve bürokrasi
22/03/2017 - 09:13 Sıradanlıktan kurtulamamak
08/03/2017 - 09:56 Kör göze sürme çekmek
01/03/2017 - 09:58 “Direnen adam”
22/02/2017 - 09:43 Irmak ve insan
15/02/2017 - 09:09 Önyargı ve açıklık
08/02/2017 - 09:08 Birey ve iktidar
01/02/2017 - 08:58 Amerika’nın Trump’ı
25/01/2017 - 09:13 Bir hukuk felsefecisinin bakışında hukukun görünümü
18/01/2017 - 09:09 Boğulan ideal
04/01/2017 - 09:06 Düşkün yönetimler
28/12/2016 - 09:04 Önyargı ve açıklık
21/12/2016 - 08:59 Dogma ve düşünce
14/12/2016 - 09:10 Şiddetin Örgütlenmesi
07/12/2016 - 09:23 Birkaç Odun
30/11/2016 - 09:55 “Direnç ve özgürlük” ya da “Değirmen yele karşı”
16/11/2016 - 09:01 Geçmişten Geleceğe
26/10/2016 - 09:01 Niçin savaş
19/10/2016 - 09:38 Ucuz kan-II
12/10/2016 - 09:19 Ucuz kan
05/10/2016 - 09:25 Korku ve kural
28/09/2016 - 09:17 Savaş ve Akıl
21/09/2016 - 11:49 Kitap
16/09/2016 - 17:34 Merak ve soru
03/08/2016 - 09:34 Birey olarak insan - II
27/07/2016 - 09:28 Toplumsal ve siyasal olayın mantığı
20/07/2016 - 09:43 Birey olarak insan
13/07/2016 - 09:08 Devletin işlevleri ve birey - ııı
22/06/2016 - 14:48 Devletin işlevi ve birey - ıı
15/06/2016 - 10:30 Devletin işlevleri ve birey - I
09/03/2016 - 12:44 İnsana egemen olmak
01/07/2015 - 10:54 Tuzağa düşmek
22/04/2015 - 11:00 Kutlu Doğum ve Süleyman Çelebi
07/01/2015 - 11:59 Özeleştiri
10/12/2014 - 12:26 Tek Kişilik Parti
26/11/2014 - 11:04 ŞERRİNDEN EMİN OLAMAMAK
05/11/2014 - 11:07 Gelenek ve Gelecek II
16/04/2014 - 14:26 529..
04/09/2013 - 07:42 Kurum yoksunluğu
17/07/2013 - 07:53 “Batıcı Devşirme” sistemi
03/07/2013 - 12:48 Kahramanmaraş üzerine yayınlar ve Yaşar Alparslan
05/06/2013 - 00:11 Şiirin şehrinde
15/05/2013 - 12:20 Ürün de fazla, fiyatlar da
08/05/2013 - 12:52 Necip Fazıl’ı anmak
06/03/2013 - 13:17 Sorun ve yöntemi
20/02/2013 - 14:46 Adaletin gereği
13/02/2013 - 12:43 Küreselleşme ve ahlâk II
23/01/2013 - 14:31 Gerçeksiz algı
09/01/2013 - 09:23 İbn Haldun demişti ki! II
19/12/2012 - 09:41 Siyasal Fatalizm
12/12/2012 - 07:11 Cehalet kıyameti
05/12/2012 - 10:24 Cemil
28/11/2012 - 08:42 Olan, oldurulmak istenen değil mi?
21/11/2012 - 08:01 Kuram mı, uygulama mı?
07/11/2012 - 08:01 Adalet ve Siyaset
31/10/2012 - 10:00 Düşünce ve maytap
24/10/2012 - 11:29 İlkel dürtü
17/10/2012 - 08:19 Suriye Sorunu
10/10/2012 - 00:37 Tek kişilik parti
26/09/2012 - 10:02 Balyoz ve hukuk
19/09/2012 - 01:45 Etki Tepki
12/09/2012 - 09:56 Eksik Olan Sistem Olmasın
05/09/2012 - 09:33 Düşüncenin Çiçeği
29/08/2012 - 09:26 Yeni Devir
 
Türk bayrağına çirkin saldırı
Orduya tam yetki verildi! Hedefte İsrail var
Hakkari'de askeri üs bölgesine böyle ulaştılar!
Belçika büyüklüğünde arazi ekilmiyor
Genelkurmay'dan askerlik uzadı iddiasına açıklama
Şehit Miraç'ın o mesajı: Para için yapılacak meslek değilsin
Saadet Lideri Karamollaoğlu: Her alanda ‘Zeytin Dalı’na ihtiyaç var
Bakan ilaç iddialarına sert çıktı: "Canlarını yakacağız kapatmaya kadar gider"
Bakan ilaç iddialarına sert çıktı: "Canlarını yakacağız kapatmaya kadar gider"
EN ÇOK
Yazarlar
Mustafa İŞCAN
Acil hal 24 saatten sonra paralı mı oldu?
Mustafa KAYA
Adı Konulmamış Savaşın Maymuncukları
Atilla MEHDİGİL
Üzgünüm, hep haklı çıkıyoruz!
Feyzullah AYDOĞAN
NİL’DEN ‘ÜMMETİN KALBİNE’ SELAM VAR
Ekrem ŞAMA
Amerika kaç defa aldattı?
Şeref KAÇMAZ
YORUMLU-YORUM
Hayati OTYAKMAZ
İNSANLIĞIN ÖNCÜLERİ: ŞEHİTLER
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Yahudi Cumhuriyeti
Ali Haydar HAKSAL
Eminlik ya da Güvenirlilik
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
Türkiye’yi kazanmak ya da kaybetmek!
Zeki CEYHAN
Yalan rüzgârı!
Mevlüt ÖZCAN
Bazı faziletleri değerlendirmek lazım
Mahmut TOPTAŞ
Kuklacı Kafirlere
Prof.Dr.Ata ATUN
Sağduyu sahibi akil adamlar
Prof. Dr. Burhanettin Can
Ümmet Şuurunun Yeniden İnşası-4: Ümmet kavramının analizi
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Evliliğe Direnen Gençler
Mustafa YILDIRIM
Bir gazetecinin serencamı - 1
Burak KILLIOĞLU
Liboş…
Şakir TARIM
Suriye siyasetimiz doğru mu?
İsmail KILLIOĞLU
Tarihin Dilemması
İbrahim VELİ
Tepkilerle değil kararlarla yol almak
Abdülkadir ÖZKAN
İlişkilerin bozulması için ABD ve AB daha ne yapmalı?
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz