28 Ramazan 1438 | 23 Haziran 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
Makamına kandım layıksın sandım!
15/05/2017 - 09:18
Mustafa YILDIRIM

Yönetmek insanın geçmişten beri ilgisini çeken bir kavram! Topluluk halinde yaşamaya alışan insanlar yönetilmeden hayat sürebilseler de bu oldukça zor olduğundan her zaman bir yönetici etrafında kümelenmişlerdir. Yöneticinin adı kimi zaman kral, kimi zaman kağan, kimi zaman reis, kimi zaman padişah… Olmuş.

 
Yöneticilik ya da başka bir ifade ile idarecilik zaman içerisinde gelişmiş ve her alana yayılmıştır. Ufak bir kuruluştan imparatorluğa değin küçük büyük her organizasyon idare edilmek zorunda kalmıştır. Bu durum da kendiliğinden hâsıl olan bir kavram doğurmuştur. Makam denilmiş idarecinin koltuğunun adına. Ve makamla birlikte idareciliğin de seyri değişmiştir.
 
İnsan zamanla makamı pek sevmiş, hatta onsuz yapamaz hale gelmiştir. Zira makam yani bir yerde pek çok insanın amiri, yöneticisi, idarecisi… Konumunda olmak insanın tutkusu haline gelivermiştir. Gece rüyalarını süslemiştir kiminin ya da elde edebilmek için her yolun denendiği bir hayal olmuştur. Bir makama gelmek için onurunu ayaklar altına alan da olmuştur bir makam uğruna tüm inandığı değerlerden vazgeçen de. Tabi makam teklifine rağmen duruşundan ödün vermeyenler de oldu istisnai olarak.
 
Makam ya da yöneticilik; liyakat, adalet, tecrübe, gayret, bilgi, anlayış, hoşgörü… Gibi pek çok hasletin bir arada olmasını gerektirir. Bunlardan bence en önemlisi liyakattir. Bir göreve ancak layık olan, o işi en güzel şekilde yapacak olan getirilmeli ve idareci yapılmalıdır. Yani tayin olduğu koltuğa oturduğunda o koltuğu dolduran ve gittiğinde yeri doldurulamayacak olan adam getirilmelidir makamlara. Bu işin doğasında olan bir durum aslında! Görevi gerektiği şekilde yapamayacak olanlar hem kendilerini hem de o işle ilgili bir kurumu ya da bir devleti batırabilirler.
 
 
Günümüzde liyakate pek önem verilmemeye başlandı. Bakıyorsunuz adam işin ehli değil, görevinin ne olduğu hususunda bilgisi yok, astlarına karşı adaletsiz, üstlerine karşı emir kulu, işlerinde ise zalimane bir tutum içerisinde. En çok rastlanın durum eş dost ya da siyaset hatırına bir makama getirilen insanlar. Bunlar oturdukları koltuğa hükmedeceklerine koltuk onlara hükmetmektedir. Makamıyla toplumda kendine yer edinenler yarın o makam altlarından çekilip alındığında sudan çıkmış balığa dönmekteler. Emrindeki insanlara tepeden bakan, küçük dağların efendisi, konuştuğunda her şeyi kendisinin bildiğini zanneden, işi bilenler karşısında ise dut yemiş bülbüle dönen, amirlerini gördüğünde süklüm püklüm olan… Tiplerdir bu tür idareciler. Bir şekilde getirildiği koltuğu kaybetmemek uğruna nice canları yakan, olmadık işlere kalkışan insanlar. Emri altındaki insanlara davranışı kişinin aynı zamanda tıynetini de ortaya koyar. Tıpkı şu hikâyede anlatıldığı gibi:
 
“Bir padişah Hızır’ı görmek ister. Bir gün bunun için tellallar çıkarır: “Kim bana Hızır’ı gösterirse onu armağanlara boğacağım” diye. Fazla çocuğu olan fakir bir adam bu işe talip olmayı düşünür. Padişaha gidip Hızır’ı bulacağını söyler. Bunun için kırk gün izin ister. Hızır’ı bulmak için koşuşturacağı kırk gün zarfında ailesinin geçimi için sarayın ambarından yeterli miktarda yiyecek, içecek ve para alır. Bunları evine teslim edip kırk gün ortadan kaybolur. Kırk günün bitiminde padişahın huzuruna çıkıp her şeyi itiraf eder: ‘Benim aslında Hızır’ı falan bulacağım yoktur. Ailece sıkıntı çekiyorduk Hızır’ı bulacağım diye sizden dünyalık almak istedim” der. Padişah buna çok kızar: “Padişahı kandırmanın cezasını hayatınla ödeyeceğini hiç düşünmedin mi?” diye bağırır. Adam da her şeyi göze aldığını söyler. Bunun üzerine padişah yanında bulunan üç veziriyle görüş alış verişinde bulunur. Birinci vezire sorar:
 
- Padişahı kandıran bu adama ne ceza verelim?
 
- Efendimiz, bu adamın boğazını keselim, etini parçalayıp çengellere asalım
 
Bu sırada peyda olan, nurani, aksakallı bir ihtiyar vezirin sözleri üzerine söyle der: “Külli şeyin yerciu ila aslihi”
 
Padişah ikinci vezirine sorar:
- Bu adama ne ceza verelim?
 
- Hükümdarım bu adamın derisini yüzüp içine saman dolduralım
 
Biraz önce ansızın ortaya çıkan ihtiyar yine “Külli şeyin yerciu ila aslihi” der.
 
Padişah üçüncü vezire sorar:
- Ey vezirim sen ne dersin, beni kandıran bu adama ne ceza verelim?
 
- Padişahım bana göre, bu adamı affedin. Size yakışan, sizden beklenen budur. Bu adam önemli bir suç isledi ama sanıldığı kadar da kötü biri değil. Çünkü çoluk çocuğunun rahatı için kendini feda edebilecek kadar da iyi yürekli.
Nurani ihtiyar yine söze karışır: “Külli şeyin yerciu ila aslihi”
 
Bu defa padişah o yaşlı zata yönelir:
- Sen kimsin? İkide bir tekrarladığın o laf ne demektir?
 
İhtiyar cevap verir:
- Senin birinci vezirinin babası kasaptı. Onun için kesmekten, etini çengellere asmaktan bahsetti. Yani aslını gösterdi. İkinci vezirin babası yorgancı idi. Yorgan yastık, yatak yüzlerine yün, pamuk vb. doldururdu. O da babasına çekti.
Üçüncü vezirin ise babası da vezirdi. O da soyuna çekti, büyüklüğünü gösterdi. Benim söylediğim söz “Her şey aslına çeker/döner” demektir. Vezir istersen (üçüncü veziri göstererek) işte vezir, Hızır istersen (kendini göstererek) işte Hızır, bu adamı mahcup etmemek için sana göründüm der ve kaybolur…”
Selam ve dua ile…
 

Minik bir tebessüm

Hiç kimseyim
Nasreddin Hoca’ya sormuşlar: “Kimsin?” “Hiç” demiş Hoca, “hiç kimseyim.”
Dudak bükülüp önemsenmediğini görünce, sormuş Hoca: “Sen kimsin?”
“Mutasarrıf”ım demiş adam kabara kabara.
“Sonra ne olacaksın?” diye sormuş Nasreddin Hoca.
“Herhalde vali olurum” diye cevaplamış adam...
“Daha sonra?..” diye üstelemiş Hoca.
“Vezir” demiş adam.
“Daha daha sonra ne olacaksın?”
“Bir ihtimal sadrazam olabilirim.”
“Peki, ondan sonra?”
Artık makam kalmadığı için adam boynunu büküp “Hiiiç.” Demiş.
“Daha niye kabarıyorsun be adam, demiş Hoca. Ben şimdiden, senin yıllar sonra gelebileceğin makamdayım”
 

İlgilisine notlar:

“İnsanın en büyüğü, en yüksek mevkide iken tevazu gösteren, kudret sahibi iken affeden ve kuvveti olduğu vakit adaletle hareket edendir.” Abdulmelik bin Mervan
 
“Yüksek zatın yüksekliği alçaldığı, alçağın alçaklığı ise yükseldiği zaman artar.”  İ. Hakkı Bıçakçızade
 
“Layık olmadan devletin makamlarına atananlar, astlarını ısırır, üstlerine kuyruk sallarlar.” İmam-ı Gazali
YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
19/06/2017 - 09:35 Özlenen eski Ramazanlar mı yoksa insanlar mı?
12/06/2017 - 10:09 Masa kasa nisa üçgeni
05/06/2017 - 09:41 Zengin ne giyeceğim fakir ne yiyeceğim telaşesinde
29/05/2017 - 09:37 Ramazan-ı Şerif iklimi
22/05/2017 - 09:12 Çocuklar anne babanın aynasıdır
15/05/2017 - 09:18 Makamına kandım layıksın sandım!
08/05/2017 - 09:12 Dostun hatırı mı Mevla’nın hatırı mı?
24/04/2017 - 09:20 Görüşmelerin kayıt altına alınması ne işe yarıyor?
17/04/2017 - 09:01 Örtüyü kurtardık belki ama başları kaybettik
10/04/2017 - 09:10 Zulme sevgisini (!) katanlar
03/04/2017 - 09:08 Referandum en çok sol kesime yarayacak!
27/03/2017 - 10:41 Sen haklısın Ya Musa ama bizim karnımızı Firavun doyuruyor!
20/03/2017 - 09:29 Çanakkale geçildi mi?
13/03/2017 - 09:12 Sekiz güzel “sağlam” adam
06/03/2017 - 09:07 Hayat mı pahalılaştı yoksa insanlık mı ucuzladı?
20/02/2017 - 09:18 Her yerde adalet lazım vergide de!
13/02/2017 - 09:09 Biz neyin faturasını ödüyoruz?
06/02/2017 - 09:41 Gönüllü kölelik
30/01/2017 - 09:56 Sevdalinka...
23/01/2017 - 10:31 Ölçüyü kaçırmak
09/01/2017 - 09:12 Kar, kış serencamımız ve belediyelerimiz
02/01/2017 - 09:17 Fil eti yemeyen adam
26/12/2016 - 09:30 Kızılderili büyükbabanın notu
19/12/2016 - 09:09 Çok seviyoruz ya!
12/12/2016 - 09:36 Betona dayalı kalkınma
05/12/2016 - 09:00 Şirketlerin hizmet sevdası!
28/11/2016 - 09:23 Ateşle oynayanın eli yanar
21/11/2016 - 09:11 Amerika’nın kışı Müslüman’ın baharı
14/11/2016 - 09:02 Kan ve gözyaşıyla yoğrulmuş kıta; Amerika
07/11/2016 - 09:09 Aileyi koruyalım yitip gitmeden!
31/10/2016 - 09:34 Velilik ile delilik arasındaki ince çizgi
24/10/2016 - 09:00 Giyecek bir şeyim kalmadı baba!
17/10/2016 - 09:09 "Çevre kirliliği"
10/10/2016 - 09:25 Talut ile Calut kıssası ve düşündürdükleri - 4
03/10/2016 - 09:26 Talut ile Calut kıssası ve düşündürdükleri - 3
26/09/2016 - 09:49 Talut ile Calut kıssası ve düşündürdükleri - 2
19/09/2016 - 09:16 Talut ile Calut kıssası ve düşündürdükleri - 1
05/09/2016 - 10:53 Milli Görüş nedir Milli Görüşlü nasıl olmalıdır - 3
29/08/2016 - 09:05 Milli Görüş nedir Milli Görüşlü nasıl olmalıdır - 2
15/08/2016 - 09:39 Kandırıldım da duruldum
25/07/2016 - 09:03 Bu sefer bizim çocuklar başardı Coni
18/07/2016 - 09:08 Musahhih – Mürettip
11/07/2016 - 10:04 Tatile gidip akrabayı unutanlar
04/07/2016 - 13:23 Artık hüzün kokuyor bayramlar
20/06/2016 - 10:13 Abdestsiz namaz kılanlar
13/06/2016 - 15:26 Vicdanlara seslenen ay
06/06/2016 - 09:59 Oruç tutana mı tutmayana mı hoşgörü
23/05/2016 - 09:25 Komşu komşunun Wİ-Fİsine muhtaçtır
16/05/2016 - 09:18 Bir yandan ömrünü diğer yandan değerleri tüketenler
09/05/2016 - 09:10 Cennet dünyada kazanılır
02/05/2016 - 09:38 Kralın soytarıları
25/04/2016 - 13:45 Sevdim seni mabuduma, canan diye sevdim!
18/04/2016 - 09:41 Bize bir haller olmuş!
04/04/2016 - 15:27 Herkes kollarını açarak koşmadı Amerika'ya!
21/03/2016 - 16:12 Önce Bedir kuyularına varmalıydık, varamadık
09/03/2016 - 12:59 Elestü bi Rabbiküm kalu bela
01/02/2016 - 17:04 Küreselleştiremediklerimizden misiniz?
15/01/2016 - 13:20 44 yıldır kimseye eyvallahı olmayan gazete!
30/12/2015 - 15:02 Kurt bürünmüş kuzu postuna, bizimki koşar gider dostuna
02/11/2015 - 14:16 Hakkı batıla bulaştırmayalım!
19/10/2015 - 13:46 Çin malı oyuncakla büyüyen çocuklar yerli otomobile bineceklermiş!
29/06/2015 - 11:30 Ya fitre hesabı yanlış ya iftar mönüsü fiyatı fahiş!
23/06/2015 - 14:35 Bir fitre bir kumanya hop Cennetin ortasına
15/06/2015 - 10:37 Eylemci Müslüman eyyamcı oldu
08/06/2015 - 08:43 Haşemalı havuz medyası ve pekmez!
01/06/2015 - 11:05 Saadete oy verirsen Saadet gelir CHP değil! - 3
25/05/2015 - 11:15 Saadete oy verirsen Saadet gelir CHP değil! - 2
18/05/2015 - 10:46 Saadete oy verirsen Saadet gelir CHP değil! - 1
11/05/2015 - 12:13 Patates soğan ithal ederiz ama tarım ülkesiyiz!
27/04/2015 - 11:25 Biz de Viyana kapılarında şehitlerimizi analım!
13/04/2015 - 11:15 Ümitleri yeniden yeşerten ittifak
06/04/2015 - 10:15 Güçlü devlet lafla olunmuyor
30/03/2015 - 10:28 Başörtüsü çözüldü şimdi tesettür sorunu başladı
23/02/2015 - 10:42 Kindar Değil Dindar Bir Adam: Erbakan
19/01/2015 - 10:20 'Çarli' maymun kalaydı iyiydi
12/01/2015 - 10:12 Alnı Secdeli Kapitalist Müslümanlar
22/12/2014 - 16:32 Hak Davanın Yüzdesi Olmaz
15/12/2014 - 10:45 Sen Alışverişe Avmye Gidersin Ama Cenazene Mahalle Esnafı Gelir
08/12/2014 - 10:21 Sosyal Medya ve Müslümanlar
01/12/2014 - 11:03 Sosyal Medya ve Toplum
24/11/2014 - 10:43 Sosyal Medya ve Aile
03/11/2014 - 10:40 Kert-emey-enkele
13/10/2014 - 17:56 Gencim, Özgürüm, Yakarım, Yıkarım
15/09/2014 - 14:29 İki fotoğraf arasına sıkıştırılmış Türkiye
10/02/2014 - 09:31 Gölgesinden korkanlar
07/10/2013 - 11:59 Tanzimat Fermanı
01/07/2013 - 20:06 Gezi bitti şimdi fısıltı gazetesi zamanı
24/06/2013 - 09:46 Çınar ağacı yalnız otlar kalabalıktır!..
20/05/2013 - 12:03 Eyüp İmam Hatip Lisesi
29/04/2013 - 09:35 Başörtüsü meselesi ne oldu!
22/04/2013 - 02:36 İyi ki geldin Ya Rasulallah…
15/04/2013 - 10:16 Ekmek arası domates peynir
01/04/2013 - 10:13 Ben çektim çocuğum çekmesin!.
25/03/2013 - 12:38 Ne pasaport ne vize bize her yer Rize!..
18/03/2013 - 10:51 Çanakkale’de ne olmuştu!..
11/03/2013 - 10:12 Ucu yakılmış mektuplar!..
04/03/2013 - 15:22 Şifalı bitkiler!..
25/02/2013 - 11:20 Erbakan Haftası!..
18/02/2013 - 09:22 Para mı bitti düzenle bir imtihan gitsin!..
11/02/2013 - 01:07 Açıkça Önemsenmeyen Fertler!..
28/01/2013 - 09:22 Mahallenin delisi!..
21/01/2013 - 00:39 Bu tivit reklam kokuyor!..
07/01/2013 - 08:22 Aşık maşukunun yolunda olur ve o yolda ölür!..
31/12/2012 - 08:36 Yeşil feministler...
24/12/2012 - 08:06 Baltacı Mehmed'in torunları...
17/12/2012 - 09:37 Usta ne diyorsun bu hususta!..
10/12/2012 - 09:29 Paran kadar insansın!..
03/12/2012 - 10:45 Rüyanda çarşafa bürünesin!..
26/11/2012 - 09:48 İki rekat arasında tweet atmak!..
19/11/2012 - 00:38 Ustasever tatlısu mücahitleri!..
12/11/2012 - 08:00 Hicret bedel ödemektir
05/11/2012 - 09:33 Huzur Sokağı
29/10/2012 - 11:24 Kurban ve vahşet
15/10/2012 - 08:35 Hayırlı bir eş Allah'ın kuluna bir ikramıdır...
08/10/2012 - 08:25 Evli erkekler neden başkasını sever? 2
01/10/2012 - 13:49 Evli erkekler neden “başkasını” sever? - 1
24/09/2012 - 09:16 Aklını Şevkle Koruyanlar 5
17/09/2012 - 01:58 Aklını Şevkle Koruyanlar 4
10/09/2012 - 10:40 Aklını Şevkle Koruyanlar 3
3/09/2012 - 0:39 Aklını Şevkle Koruyanlar 2
27/8/2012 - 10:38 Aklını Şevkle Koruyanlar 1
 
KPSS cevap kağıtları erişime açıldı
ABD'den PYD/PKK mektubu
Biraraya gelmezsek zulümler önlenemez
KPSS sonuçları açıklandı
Bahçeli’den CHP'nin yürüyüşüne ilk tepki: "Akılsız başın cezasını ayaklar çeker"
Sorunlarımızı G-8’de değil D-8’de çözelim!
Az önce açıklandı! İşte yerine gelen isim…
Siyasîler kavgayı bırakırsa vatandaş kucaklaşır
Suudi Arabistan'da saldırı! Ölü ve yaralılar var
EN ÇOK
Yazarlar
Hayati OTYAKMAZ
ADALET- EMANET VE İŞLERİ EHLİNE VERMEK
Şeref KAÇMAZ
HESAPLI - YORUM
Mustafa KAYA
Cenevre’de Güvenlik ve Garantiler Tuzağı
Atilla MEHDİGİL
Ateizm ve ateistlerin hezeyanı
Feyzullah AYDOĞAN
YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE’NİN İNŞA POLİTİKALARI
İshak BEYAZAY
Katar sana ne katar - Deepweb
Ekrem ŞAMA
Dışişleri şaka gibi
Mustafa İŞCAN
Yıllık izin birer gün olarak kullanılır mı?
Mustafa GEÇER
TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
Mustafa BİLGEN
Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
Uzm.Dr. Ali AYDIN
Soğuk Parmaklar Hangi Hastalıklarda Görülür
Alıntı Yazılar
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Mehmet Şevket EYGİ
İmanı korumak
Ali Haydar HAKSAL
Güç ve Adalet
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
“Korku Türbülansı”ndaki ABD ve “Kontrolsüz Çok Kutupluluk” Planı
Zeki CEYHAN
Bir adım ötesi!
Mevlüt ÖZCAN
İnfaz memurunun akıbeti
Mahmut TOPTAŞ
Kaybettiklerimiz arayalım
Prof.Dr.Ata ATUN
Cenevre’de Güvenlik ve Garantiler Tuzağı
Prof. Dr. Burhanettin Can
Diyanet İşleri Başkanlığı Üzerinden 2019 Cumhurbaşkanlığı Savaşları - 3
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Ne yapacaksan ölmeden önce yap
Mustafa YILDIRIM
Özlenen eski Ramazanlar mı yoksa insanlar mı?
Burak KILLIOĞLU
Zihinler allak bullak…
Şakir TARIM
Yaşananlar ekseninde D-8’in önemi
İsmail KILLIOĞLU
İktidar ve devlet
İbrahim VELİ
En değerli hediye: D-8
Abdülkadir ÖZKAN
Suriye’de kimin eli kimin cebinde?
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz