4 Ramazan 1438 | 30 Mayıs 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
MAKALELER
Bir halkoylamasının düşündürdükleri
26/04/2017 - 09:07
İsmail KILLIOĞLU

SEÇİM, halk oylaması, plebisit gibi mekanizmalar toplumun bütününü ya da en azından önemli bir kesimini ilgilendiren bir konuda veya karşılaşılan bir sorunda ortak bir kararın ortaya çıkartılması için başvurulan yollardır. Bu mekanizmalar sadece siyasi alanda değil, iktisadi, hukuki, kültürel ve çeşitli toplumsal alanlarda da söz konusu olabilir. Ancak bu mekanizmalar uluorta işletildiğinde, yani siyasi, iktisadi, hukuki vb. alanlarda bizzat bu alanlara ait kuralların yetersiz veya belirsiz kaldığı durumlarda değil, bunlara rağmen işletildiğinde, ortak karara varılmak istenirken bunun tam tersi sorunları beraberinde getirebileceği de mutlaka hesaba katılmalıdır. Aksi takdirde, ortaya çıkartıldığına inanılan ortak kararın yok hükmünde (keenlemyekun) bir nitelikte karşılanma sakıncası kaçınılmaz olabilir. Bir baş ağrısını kesici ilaç yerine beyin ameliyatı yapmak gibi.

 
Bu çerçevede, olağanüstü şartlarda yapılan ve deyim yerindeyse “metazori” bir dayatmayla halkoyuna sunulup ezici bir çoğunlukla kabul edilen, daha doğrusu, kabul ettirilen ’82 Anayasası görünüşte ortak bir karara dayanmıştır, ama bu kararın manevi diyebileceğimiz unsuru tekemmül etmemişti. Dolayısıyla, hukuki bakımdan tekemmülü sağlayıcı unsur eksik kalmıştı ve bu yüzden “meşruiyet” niteliğini bir türlü kazanamamıştı. Yirmiye yakın değişiklik işlemine tabi tutulması, noksan kalan meşruiyetini tamamlamak şeklinde de yorumlanabilir. Sistematiği itibariyle ’82 Anayasası, halkoylaması karar oranı daha az olan ’61 Anayasası sistematiğinden köktenci bir farklılık göstermiyordu. Kendine özgü farklılığı, Yürütme Erkini, ’61 Anayasasına karşıt olarak belli derecede güçlendirmeyi amaçlıyordu. Bu yaklaşım, belli oranda tarihi, siyasi ve hukuki birtakım gerekçeler temelinde kuramsal bir tartışmaya da imkân veriyordu. Başta bazı Anayasa hukukçuları tarafından, kuvvetler ayrılığı bağlamında, ’61 Anayasasının yasama ve yargı erkleri karşısında yürütme erkinin, birtakım mülahazalarla, özellikle ’50-’60 yılları arasında Demokrat Parti iktidarınca baskın bir tarzda kullanılması tecrübesine bir tepki olarak sınırlandırılmıştı. Daha doğrusu, siyasi iktidarı ele geçiren siyasi partiler tarafından böyle algılanmış, hatta anlaşılmıştı. Nitekim ’71 Muhtırası öncesi siyasi iktidarın başı tarafından “bu anayasa ile memleket yönetilemez” şeklinde bir eleştiri-değerlendirme yapılmıştı. ’71 Muhtırası sürecinde yürütme erkini güçlendirici bir çaba gösterildiyse de, bu yeterli olmadı veya görülmedi ki, ’82 Anayasasında, bir tepki olarak, Yürütme Erkinin güçlendirilmesi yoluna gidildi. Ancak, hem Yasama, hem de yargı erki statü, yetki ve görev itibariyle açık ve kalıcı bir sınır ve yetki aşımına pek imkan vermedi.
 
Aslında yürütme erki dolayımında “iktidar”ın sahipliği ve kullanımı konusunda, en azından Meşrutiyet dönemleri boyunca genel, kalıcı, taraflarca kabullenilmiş bir rızadan söz edilemez, denilebilir. II. Abdülhamit ile Mithat Paşa çekişmesi yürütme erkinin nasıl anlaşılması gerektiği sorunu yanında, yetki ve görevlerinin neler olması gerektiği hususunda da muğlaklık söz konusudur. 1876 Kanun-i Esasi’nin 113. maddesi bunun kaynağı olmuştur. II. Meşrutiyet, yani 1908 ihtilali sonrası süreçte yürütme erkinin kim tarafından, ne şekilde ve nasıl kullanılacağı başlı başına bir sorun olarak ortaya çıkacaktır. Meşru hükümet mi, yoksa “Merkez-i Umumi” (İttihat –Terakki Partisi’nin) mi yetkilidir? Oysa Anayasa hukukunun bağımsız bir hukuk dalı olarak ortaya çıkışı, kuramsal açıdan Devlet olgu ve kurumunu açıklamak ve temellendirmek işlevi nedeniyle değil, mevcut Devlet’in iktidarını ve ondan kaynaklanan yetki ve görevlerin belirlenmesi, tanımlanması temelinde Devletin kurum ve kuruluşları itibariyle konumlarının, statülerinin teşkilini sağlamaktır. Bunu sağlayıcı birtakım temel ilkeleri öngörerek kurallara bağlamaktır. Kısaca mevcut olan Devlet tüzel kişiliğinin adını, niteliklerini, özelliklerini ortaya koymaktır.
YORUMLAR
YAZARIN DİĞER YAZILARI
24/05/2017 - 15:07 Evin içi
17/05/2017 - 09:16 “Ağaç kesen, baş keser”
10/05/2017 - 09:19 Kamu bilinci
26/04/2017 - 09:07 Bir halkoylamasının düşündürdükleri
19/04/2017 - 09:01 Geçmişten geleceğe
12/04/2017 - 09:10 Kurum ve bürokrasi-II
05/04/2017 - 09:03 Kurum ve bürokrasi
22/03/2017 - 09:13 Sıradanlıktan kurtulamamak
08/03/2017 - 09:56 Kör göze sürme çekmek
01/03/2017 - 09:58 “Direnen adam”
22/02/2017 - 09:43 Irmak ve insan
15/02/2017 - 09:09 Önyargı ve açıklık
08/02/2017 - 09:08 Birey ve iktidar
01/02/2017 - 08:58 Amerika’nın Trump’ı
25/01/2017 - 09:13 Bir hukuk felsefecisinin bakışında hukukun görünümü
18/01/2017 - 09:09 Boğulan ideal
04/01/2017 - 09:06 Düşkün yönetimler
28/12/2016 - 09:04 Önyargı ve açıklık
21/12/2016 - 08:59 Dogma ve düşünce
14/12/2016 - 09:10 Şiddetin Örgütlenmesi
07/12/2016 - 09:23 Birkaç Odun
30/11/2016 - 09:55 “Direnç ve özgürlük” ya da “Değirmen yele karşı”
16/11/2016 - 09:01 Geçmişten Geleceğe
26/10/2016 - 09:01 Niçin savaş
19/10/2016 - 09:38 Ucuz kan-II
12/10/2016 - 09:19 Ucuz kan
05/10/2016 - 09:25 Korku ve kural
28/09/2016 - 09:17 Savaş ve Akıl
21/09/2016 - 11:49 Kitap
16/09/2016 - 17:34 Merak ve soru
03/08/2016 - 09:34 Birey olarak insan - II
27/07/2016 - 09:28 Toplumsal ve siyasal olayın mantığı
20/07/2016 - 09:43 Birey olarak insan
13/07/2016 - 09:08 Devletin işlevleri ve birey - ııı
22/06/2016 - 14:48 Devletin işlevi ve birey - ıı
15/06/2016 - 10:30 Devletin işlevleri ve birey - I
09/03/2016 - 12:44 İnsana egemen olmak
01/07/2015 - 10:54 Tuzağa düşmek
22/04/2015 - 11:00 Kutlu Doğum ve Süleyman Çelebi
07/01/2015 - 11:59 Özeleştiri
10/12/2014 - 12:26 Tek Kişilik Parti
26/11/2014 - 11:04 ŞERRİNDEN EMİN OLAMAMAK
05/11/2014 - 11:07 Gelenek ve Gelecek II
16/04/2014 - 14:26 529..
04/09/2013 - 07:42 Kurum yoksunluğu
17/07/2013 - 07:53 “Batıcı Devşirme” sistemi
03/07/2013 - 12:48 Kahramanmaraş üzerine yayınlar ve Yaşar Alparslan
05/06/2013 - 00:11 Şiirin şehrinde
15/05/2013 - 12:20 Ürün de fazla, fiyatlar da
08/05/2013 - 12:52 Necip Fazıl’ı anmak
06/03/2013 - 13:17 Sorun ve yöntemi
20/02/2013 - 14:46 Adaletin gereği
13/02/2013 - 12:43 Küreselleşme ve ahlâk II
23/01/2013 - 14:31 Gerçeksiz algı
09/01/2013 - 09:23 İbn Haldun demişti ki! II
19/12/2012 - 09:41 Siyasal Fatalizm
12/12/2012 - 07:11 Cehalet kıyameti
05/12/2012 - 10:24 Cemil
28/11/2012 - 08:42 Olan, oldurulmak istenen değil mi?
21/11/2012 - 08:01 Kuram mı, uygulama mı?
07/11/2012 - 08:01 Adalet ve Siyaset
31/10/2012 - 10:00 Düşünce ve maytap
24/10/2012 - 11:29 İlkel dürtü
17/10/2012 - 08:19 Suriye Sorunu
10/10/2012 - 00:37 Tek kişilik parti
26/09/2012 - 10:02 Balyoz ve hukuk
19/09/2012 - 01:45 Etki Tepki
12/09/2012 - 09:56 Eksik Olan Sistem Olmasın
05/09/2012 - 09:33 Düşüncenin Çiçeği
29/08/2012 - 09:26 Yeni Devir
 
Yunanistan'ın eski başbakanı Miçotakis hayatını kaybetti
Sanayicinin Yanında Ol Otoyolun Değil!
TSK açıkladı: 45 terörist etkisiz
Akif Emre'ye son vazife
AK Parti Grup Başkanı Binali Yıldırım oldu
Gelecek Milli Görüş’ün
Bölgeye dışarıdan müdahale olduğu müddetçe kan durmaz
Oyun kurucularla bu oyun bozulmaz
Fetihler Milli Görüş’le olur
EN ÇOK
Yazarlar
Mustafa KAYA
YPG’ ye NATO Şemsiyesi mi?
Hayati OTYAKMAZ
FETİH VE FATİH NESLİ OLMAK
Feyzullah AYDOĞAN
DEVLET AKLI
Atilla MEHDİGİL
İman açısından dört sınıf insan
Mustafa GEÇER
TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
Ekrem ŞAMA
Olmaz kardeşim olmaz!
Mustafa BİLGEN
Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
Şeref KAÇMAZ
DEĞİŞTİRİ - YORUM
İshak BEYAZAY
Özel askeri şirketler-1
Mustafa İŞCAN
SGK personeli uzmanlık istiyor
Uzm.Dr. Ali AYDIN
Soğuk Parmaklar Hangi Hastalıklarda Görülür
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Namaz dinin direğidir
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Ali Haydar HAKSAL
Aziz Dost Akif Emre
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
Avrupa’ya “Kadük NATO” Tehdidi...
Zeki CEYHAN
İktidar ne yapsın!
Mevlüt ÖZCAN
Orucun sünnetleri
Mahmut TOPTAŞ
365 x ömürboyu
Prof.Dr.Ata ATUN
Eide: Deniz bitti
Prof. Dr. Burhanettin Can
Yeni Bir Kadife Darbe Süreci - 6:
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Şükür imandır, nankörlük ise inkâr
Mustafa YILDIRIM
Ramazan-ı Şerif iklimi
Burak KILLIOĞLU
Dibe vuruş!
Şakir TARIM
Fetih şuurunu canlı tutmak
İsmail KILLIOĞLU
Evin içi
İbrahim VELİ
Derin muhalefet
Abdülkadir ÖZKAN
NATO, DEAŞ karşıtı koalisyona katılacakmış!..
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz