ÖZGÜR DÜNYA KÂBE’DEN BAŞLAR
28/08/2017 - 14:12
Ekonomi Uzmanı
Feyzullah AYDOĞAN

Müslümanların ömründe en az bir kez yapması gerektiği Hac ibadeti, her yıl Hicri Zilhicce ayının belirli günlerinde Mikatta İhrama girilmesi, Arafat vakfesi, Mina’da şeytan taşlama, Kurban, Say ve Kâbe’yi Tavaf gibi birçok ibadet maksatlı uygulamaların neticesinde yaratılış, tarih, mahşer, birlik, İslami düzen ve ümmet olma bilinciyle Müslümanlar modern tabirle adeta yıllık kongrelerini de gerçekleştirirler.

Günümüzde ulaşım araçlarının artması, çeşitlenmesi ve kolaylaşması ile Hac için müracaat eden insan sayısı da her geçen yıl atıyor. Bu artışa cevap veremeyen Suudi yönetimi kota uygulamasıyla bu artışı sınırlıyor.

İslam‘ın doğuş yeri, Allah’ın evi Kâbe, Hz. Peygamberin yaşayışı ve mücadelesi, sahabenin canları pahasına dini mübinin yayılması için yurtlarını terk edişleri ve diğer detayların olduğu bölgeleri bir Müslümanın gidip görme arzusu ve bunun yanında dünyadaki diğer Müslüman kardeşlerini görmesi, tanışması, Hac ibadeti ile taçlandırması ne güzel bir nimet.

Müslümanlar Kâbe’nin İslam’daki yerini hiç gündemlerine almıyor. İslam Birliği sağlansın mezhep savaşları olmasın, kardeşlik, izzet ve şeref olsun istiyorsak Kâbe’yi merkeze almalıyız. Ehli kıble olan tüm Müslümanların malı, canı, ırzı ve tekfir edilmesinin haram olduğunu bilip kucaklanmalıdır. Kendisine yöneldiğimiz Kabe’nin Müslümanları toparlamak, etrafında birleştirmek gibi bir görevi olduğunu da bilmek zorundayız. Bugün Müslümanlar adeta Kâbe’ye karadan ulaşmasın diye etrafı savaş alanına çevrilmiş. Yarın belki de havadan ulaşımını da engelleyeceklerdir. Özgür dünya Kâbe’den başlar. Kâbe ki, ‘Allah’ın Evi’ (Beytullah) asli görevini yapamıyor; dünya kan gölü. Müslümanlar izzet ve şerefli yaşamdan uzak.

Dünyaya baktığımızda Müslümanların yaşadığı bölgelerin tamamında sıkıntılar mevcut. Kimi bölgeler açlık, kıtlıkla boğuşuyor kiminde savaş, işgal, zulüm ve ölüm var. Milyonlarca insan binlerce yıllık vatanını terk ederek göçebe hayatı yaşıyor. Hal böyle iken Müslüman ülke veya topluluk liderleri yapıcı hiçbir çalışma ortaya koyamıyor. Her yıl milyonlarca Müslüman Hac ibadeti için bir araya geliyor. Dünyada böyle başka bir organizasyon daha yok. Bunun kıymetini artıracak, etkili kararlar alabilecek, verimli bir Hac Organizasyonu mümkün. Öncelikle buna Müslümanlar ve önderleri inanmalı. Hac fırsata çevrilebilir. Geçen bir yılın değerlendirilmesi, gelecek bir yılın da planlanması yapılmalı. Arafat’ta vakfeye durmak sadece öylece beklemek veya sadece dua etmek olmamalı. Arafat’ı bir kongre alanı kabul etmeli, değerlendirmeler yapılıp kararlar alınarak başarı için, ümmetin selameti için dua edilmelidir.

Dünyanın çeşitli yerlerinden Hacca gelen insanlar Hz. İbrahim'in nitelikleri kazanarak, yerinde eğitim alarak mücadelesi de öğrenilmiş oluyor. Tevhit dini olan İslam’ın şirk, putperestlik ve zulme karşı başarısının sırrı da burada saklı.