HDP’Lİ BAŞKAN OLUR MU?
23/03/2017 - 09:13
Ekonomi Uzmanı
Feyzullah AYDOĞAN

Yaklaşık altı ay kadar evvel Barzani PKK’nın Kuzey Irak’taki varlığından ve Kürtler birbirine düştü denmesinden rahatsızdı. Sonrasında Türkiye ziyaretlerinde kürdistan bayrağı ile üst düzey karşılanma yapıldı.

Irak’ın toprak bütünlüğü kırmızı çizgimizdi ama bugünBarzani ile ilk resmi anlaşmayı yine Ak Parti iktidarı yaptı. Barzani’yi biz güçlendirdik, televizyonlarını bile biz kurduk.

Çünkü Barzani Bölge’de İsrail ve ABD’nin en sıkı müttefikidir. Ak Parti ulusal çıkarımız için değil müttefiklerinin hatırına Kürtlerle ilişkilerini Barzani üzerinden kuruyor. Kurmak zorunda kalıyor.

Barzani’yi tanıdık. İsterlerse bize yakın süreç içerisinde PYD’yi de tanıtırlar.  PKK Marksist ve Leninist bir yapıya sahiptir. ABD her zaman liberal yapılanmadan yanadır. ABD ve İsrail PKK’dan rahatsız olduğu için Pentagon PKK terör örgütüdür dedi. Bundan böyle önümüzdeki süreçte PKK etkisiz ve gereksiz bir müdahale aracı olmaktan çıkacak demektir.

PKK önümüzdeki dönemde yok. Kalıntıları kendini muhafaza etmeye çalışacaktır. ABD’nin PKK’ya bakış açısı; PKK, Suriye’de YPG’ye, Türkiye’de HDP’ye dönüşerek büyüsün. Kürt hareketi siyasal güç olarak büyüsün istiyor. Türkiye HDP’nin önünü kapayınca tekrar PYD’ye (PKK) destek veriyorlar.

HDP’nin dâhilde Kürtleri Avrupai değerlere entegrasyonundan farklı bir politikası da yok. HDP, Avrupa ve Amerikalı dostlarına şirin görünmek için LGBT çalışması yapıyor, aynı gerekçe ile Ak Parti de müsaade etmek durumunda kalıyor.

Çözüm sürecinde İmralı tanınmış oldu dolayısı ile de PKK’nın başarısı ve zaferi olarak görüldü. HDP tabanını genişletti. Güneydoğu çözüm süreci aşkına HDP ve PKK’ya teslim edildi. PKK’lı bir insan Ak Parti bize HDP’den daha fazla hizmet verdi ama bizim partimiz HDP biz ona oy vereceğiz bilinci ile hareket ediyor.

Son operasyonlarla HDP-PKK tabanını çelikleştirmiş oldu. HDP’nin yükselişi başkanlık ile taçlanır mı? Olur mu olmaz mı bugün için bilemeyiz ama önümüzde bir Irak ve Talabani örneği var.

7 Haziran öncesi Ak Parti sadece CHP’ye sataştı. MHP ve HDP’ye laf söylemedi. Bu iki parti büyüdü ancak 1 Kasım öncesi HDP’ye terör operasyonları ve MHP’ye karşı da milliyetçi söyleme sarılarak oylarını aldı kısacası bu iki partinin seçmeni Ak Parti’ye kaydı.

Bugün Ak Parti 1 Kasım söylemleriyle Referanduma gidiyor. MHP'nin üst yönetimini ikna etmiş yani direk bir müttefiklik içinde. Diğer taraftan da HDP seçmeni ile de örtülü (mecbur bırakılmışlık) bir biçimde referanduma evet beklentisi içindedir. Fakat seçmenin tatmin edilemeyen yerleşik terör, ekonomik kaygıları ve gelecek endişesi gittikçe artıyor.