9 Cemaziye'l-Ahir 1439 | 25 Şubat 2018
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
İlkeler platformu
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, ‘Ulusal Basın Buluşması’nda “prensipler siyaseti” mesajı verdi...
19.01.2018 / 08:36

Programda ulusal medya temsilcilerinin sorularını da cevaplayan Temel Karamollaoğlu, “Seçimlerde nasıl bir yol izleyeceksiniz?” sorusuna, “Biz en başta bir aday çıkartacağımızı belirttik. Öyle bir aday çıkarmamız icap eder ki bütün partilerin tabanından oy alabilsin. Elbette bunun zorluklarını biliyoruz ama aşılacağına da samimi olarak inanıyoruz. İttifaklarla ilgiliyse, biz öncelikli olarak prensipler ve ilkeler üzerine bir platformun kurulması gerektiğini düşünüyoruz” şeklinde cevapladı.

HEM İÇ HEM DIŞ KARIŞIK...

“Uzun zamandır siyasetin içerisindeyim, ancak bu kadar badireli bir döneme girdiğimizi hiç hatırlamıyorum” diyen Karamollaoğlu, “İnsanların bu kadar kutuplaştırıldığını ihtilal dönemlerinde bile görmedim. O dönemlerde kısa bir süre de olsa elbette bir baskı oluyordu. Ancak daha sonra yine insanlar fikirlerini dile getirebiliyordu. Hem ülkemiz hem de içinde bulunduğumuz bölge hiç bu kadar karmaşık bir noktaya gelmedi” dedi.

Saadet Partisi, ‘Ulusal Basın Buluşması’ programı çerçevesinde yazılı ve görsel ulusal medya temsilcileriyle bir araya geldi. Grand Cevahir Otel’de gerçekleşen programda Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Saadet Partisi Genel Başkan yardımcıları Birol Aydın ve Hasan Bitmez, Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Dr. Abdullah Sevim, İl Başkan yardımcıları Bilal Ay, Abdulkadir Çelebi, Yaşar Kangel ve Muhammed Emin Topsakal, Millî Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş ile basının önde gelen isimleri yer aldı.

HER SÖZ POLEMİK OLUYOR

Programda ulusal medya temsilcilerine hitap eden Temel Karamollaoğlu, sözlerine, Isparta’da düşen askeri helikopterde şehit olan askerlere Allah’tan rahmet, ailelerine de başsağlığı dileyerek başladı. Karamollaoğlu, “Maalesef şehit haberleri oldukça sık geliyor. İnşallah bir gün bütün bunlar biter” diyerek temennilerini iletti. “Çok zor bir dönemden geçiyoruz” diyen Karamollaoğlu, “İktidarın, muhalefetin ve halkın çok büyük endişeleri var. Ancak bu endişeleri bir türlü oturup, bir araya gelip, bu endişelerimizin neden kaynaklandığını ve çözümlerini konuşamıyoruz. Ne yazık ki söylenen her söz bir polemik konusu oluyor. Bu polemiklerle gerginlikler artıyor. Hakaretler çoğalıyor. Bunların karşısında da ne yazık ki düşünen, problemlere karşı fikir üreten kişiler, bu fikirlerini dile getirmekten endişe duyuyorlar” dedi.

İHTİLAL ZAMANINDA BU KADAR KUTUPLAŞMA YOKTU

Uzun zamandır siyasetin içerisindeyim, ancak bu kadar badireli bir döneme girdiğimizi hiç hatırlamıyorum diyen Karamollaoğlu, “İnsanların bu kadar kutuplaştırıldığını ihtilal dönemlerinde bile görmedim. O dönemlerinde kısa bir dönem de olsa elbette bir baskı oluyordu. Ancak daha sonra yine insanlar fikirlerini dile getirebiliyordu. Hem ülkemiz hem de içinde bulunduğumuz bölge hiç bu kadar karmaşık bir noktaya gelmedi. Suriye, Irak, Mısır, Libya, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Yemen ve İran tam bir kaos içerisinde. Nereye baksak üzüntü verici gelişmeler yaşanıyor. Tabii ki biz önce kendi ülkemize bakıp fikir üretmek mecburiyetindeyiz. Biz her şeye rağmen bugün memleketteki kutuplaşmayı en büyük tehlike olarak görüyoruz. Kutuplaşmayı nasıl ortadan kaldırırız peki? Kutuplaşma, liderlerin tavırlarıyla alakalı bir durum. Liderler nasıl davranırsa halk da öyle davranıyor. Liderlerin davranışlarını değiştirmesi lazım” şeklinde konuştu.

ADALET MEKANİZMASINA GÜVEN KALMADI

Birkaç gün önce iki gazetecinin Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından serbest kalması yönündeki hükmüne yerel mahkemenin uymadığını söyleyen Temel Karamollaoğlu, bu konuda çok endişeli olduğunu ifade etti. Karamollaoğlu, “Bizi en çok tedirgin eden, adalet mekanizmasına güvenin artık kalmaması. Tutuklu olan son iki gazetecinin tahliyesi konusunda AYM’nin verdiği kararı yerel mahkemenin kabul etmemesi çok endişe vericidir. Kanaatime göre bu, hukukun bittiği noktadır” açıklamalarında bulundu.

AYM’YE BİREYSEL BAŞVURUNUN HÜKMÜ KALMADI

AYM’nin en üst merci olduğunu hatırlatan Temel Karamollaoğlu, “AYM’nin almış olduğu kararlara itiraz edilemez. Cumhurbaşkanı, hükümet ve Meclis dâhil aldığı kararları uygulamak mecburiyetindedir. Bu, bir anayasa emridir. Eğer bir yerel bir mahkeme ‘AYM’nin kararını uygulamıyorum’ derse, hükümet de bunu teyit eden açıklamalar yaparsa, bu durum hukuk için bütün umutların bittiğinin göstergesidir. Yaşanan bu gelişme ayrıca hükümetin daha önce getirdiği, “anayasaya bireysel başvuru hakkı”nın da bittiğinin göstergesidir. Bu artık AYM’nin bir hükmünün kalmadığını gösteriyor” ifadelerini kullandı.

OHAL BUNA İŞARETTİ

AYM’nin kararının çiğnenmesine, yargı organlarının ve Meclis’in sessiz kalmasını anlayamadığını ifade eden Karamollaoğlu, “Belki de işlerine geldikleri için sessiz kalıyorlardır” dedi. Temel Karamollaoğlu, “OHAL’in uzaması, KHK’ların çıkması bunun işaretini veriyordu. KHK’ların çıktığı anda Meclis’e arz edilmesi gerekir. Meclis’te KHK’ların müzakeresi yapılmıyor, yapılamıyor. OHAL ile ilgili olmayan bir sürü kanun KHK’lar ile halledilmeye çalışıyor. Buna da kimse müdahale etmiyor. Anayasa Mahkemesi’nin böyle bir durumda dur demesi gerekirdi. Demek ki kendi kararının uygulanamayacağını bildikleri için böyle bir konuya teşebbüs etmedi. Bu olayTürkiye’de sözün bittiği yer. Artık hukuk yok. Eğer bir kişi bütün kararları verecek, kanunları çıkaracak, Anayasa’yı dinlemeyecekse bu iş artık bitmiştir. Hukuk kalmamıştır” açıklamalarında bulundu.

NEREDEYSE LİNÇ EDİLİYORDU

Abdullah Gül’ün hükümet tarafından çıkartılan KHK’ya olan yorumu sebebiyle nerdeyse linç edildiğini söyleyen Karamollaoğlu, “Geçmişte cumhurbaşkanlığı yapmış olan Sayın Abdullah Gül, AKP’nin kurucularından biri. OHAL kapsamında çıkartılan KHK’nın düzeltilmesi gerektiği, muğlaklık olduğu yorumunu yapmış. Bu yorumundan sonra neredeyse linç ediliyordu. Birilerine göre yapmadığı hainlik kalmadı. Geçmişte cumhurbaşkanlığı yapmış bir kişinin iki cümlesine tahammül edilmezse Türkiye yönetilemez” şeklinde konuştu.

“GÜL, ADAYIMIZDIR” DEMEK DOĞRU OLMAZ

BİR gazetecinin, “Abdullah Gül, Saadet Partisi çatısı altında seçimlere girecek mi?” şeklindeki bir soruya Temel Karamollaoğlu, “Sayın Gül şu anda adayımızdır demek doğru olmaz. Fakat kendisi bu vasıflara uygun bir insandır. Kendisi de çıkıp adayım diyebilir. Bunu demesi de gerekiyor. Diğer nokta da seçilebilirliği konusunda da kamuoyunun oluşması gerekiyor. Bunlar sağlanırsa elbette o da olabilir. Başka adaylar da olabilir” dedi.

BASIN ÖZGÜR OLMALI

Bilge Başkan Temel Karamollaoğlu, basın özgürlüğü konusunda yöneltilen bir soruya, “Halk tarafından seçilen milletvekillerinin tutuklanmaması gerekir. Basın mensuplarının da tutuklanmaması icap eder. Basının özgürlüğünün de korunması gereklidir. Silah kullanmayanlar silahlı bir örgüt mensubu diye vasıflandırılamaz. Gazetecilerin bu silahlı örgütleri övdüğü için o silahlı örgütün mensubu olur mu? Benim anlayışıma göre olmaz. Ümit ediyoruz ki bu konulara biraz daha dikkat gösterilir” ifadelerini kullandı.

ORTADOĞU BİZİ ENDİŞELENDİRİYOR

“Ortadoğu’nun sürüklendiği hal, bizi en az hukukun geldiği hal kadar endişe vericidir” diyen Karamollaoğlu, “ABD tarafından Ortadoğu yeniden şekillendiriliyor. Ortadoğu’da artık ABD sahaya indi. Bu gelişmelerde ben en kritik sene olarak 1991 yılını görüyorum. Sovyet Rusya dağıldıktan sonra ABD kendisini dünya lideri olarak gördü, deklare etti. ABD öyle bir noktaya geldi ki, bir de dengesiz bir adam, şovmen ABD’nin başkanı oldu. Ne yapacağını kimse tahmin edemiyor” dedi. ABD Başkanı Trump’ın kendi partisi tarafından da ciddi bir şekilde tenkit edildiğini belirten Karamollaoğlu, “Önümüzdeki süreçte verilen yetkilerin de kendisinden alınma ihtimali var. Ben sonbaharı bekleyeceklerini zannediyorum. Seçimleri kaybederlerse Trump’ın tepesine binecekler. Ama kazanırlarsa devam edecekler. Ortadoğu’da ABD’nin tam hedefine ulaşamadı yönünde yorum yapıyor ama ABD’nin gerçekte istediği buydu. Kaos ortamıyla karşısına kimsenin çıkmamasını arzu ediyordu. Irak, Suriye gitti, sıra Türkiye ve İran’a geldi” ifadelerini kullandı.

SURİYE’DE ATEŞKES İLAN EDİLMELİ

Afrin’e girmenin kolay olacağını ancak oradan çıkmanın zor olacağını söyleyen Temel Karamollaoğlu, “Hükümet, Afrin’e giriyoruz, koridor oluşturulmasına izin vermeyiz, elimizden gelen ne varsa ortaya koyarız” şeklinde açıklamalar yapılıyor. Ne yaparsak yapalım biz sadece gündelik hadiselerle uğraşıyoruz. Afrin’e girmek mesele değil, oraya girdikten sonra nasıl çıkacaksınız? O bölgede bazı yerel güçlerle karşı karşıya gelsek, bizim ilerleme imkânımız olsa dahi karşımızda bir anda ABD askerlerini bulabiliriz. ABD askerlerinin olmasına dahi gerek yok. Üniforma giydirip bayrak çektirdiler mi elinizi kolunuzu bağlarlar. ABD, Ortadoğu’da barış ne kadar bozulursa o kadar müdahale alanını genişletiyor. Türkiye’nin bundan dolayı İran ve Rusya ile bir araya gelmeli. Esad ikna edilmeli, oradaki katliamlar durdurulmalı. Ateşkes sağlanmalıdır. Yoksa yarın biz buranın bütününü kaybedeceğiz. Afrin’e girmemiz Suriye sorununu çözecek mi? Hükümetin bu noktadaki tavrının kapsamlı olmadığı kanaatindeyim. Genelkurmay’ın ise makul kararlar alacağı kanaatindeyim” dedi.

GELECEĞİMİZ İPOTEK ALTINDA

Ekonomik olarak güçlü olmayan ülkelerin dış politikada etkili olamayacağı prensibini hatırlatan Temel Karamollaoğlu, “Bu genel bir prensiptir. Ekonomi dediğimiz zaman belli rakamların bir araya gelmiş olması değil. Savunma sanayiinde teknolojisinde mutlaka kendi teknolojinize, sanayinize sahip olmanız gerekir. Devlet özelleştirme ile geçmişteki birikimlerini sattı. Şimdi yeni model ile geleceğimiz ipotek altına alınıyor. Bazıları, ‘Biz hiç para harcamıyoruz. Devlet de biz de’ diye konuşuyorlar. Tamam da bu yatırımlar eğer kârlıysa hiç itirazım yok, şirketler yapsınlar. Neticesinde endişe var, o yüzden devlet garantisi istiyorlarsa ben ona kârlı demem. Çünkü biz hiçbir yatırımının fizibilite edildiğini görmedik” şeklinde konuştu.

İTTİFAK DEĞİL, PLATFORM

SON dönemde ittifak tartışmalarının yoğun olduğu yönünde yöneltilen bir soruya Temel Karamollaoğlu, “İttifak konusunu ben pek zikretmek istemiyorum. Platform kelimesini ittifak kelimesine tercih ediyorum. Çünkü ittifak konusu kutuplaşmayı, kamplaşmayı artıran bir olgu. AKP ve MHP bir ittifak içerisine girdi. Sayın Bahçeli ‘Cumhurbaşkanı’nın arkasındayız’ dedi. Bunun adına da ‘milliyiz’ dediler. Onlar milli de diğer taraf gayri milli mi? Hayır gayri milli değil. İttifaktan çok bir platform oluşturulması kanaatindeyim. Farklı görüşe sahip olan partilerin, hatta iktidar partisinin de içinde olduğu bir platform bir araya gelmeli. İktidar partisi bundan çekinebilir. Ama iktidar partisinin içinde düşüncelerini açıklamakta çekinenler bu platforma katılabilir. Bu platform cephe oluşturmaz. Meselelerin müzakere edilmesinin önü açılır” dedi.

GERGİNLİKLERİ ARTIRICI DEĞİL, ÇÖZÜMÜ SAĞLAYACAK BİR ADAY

“Seçimlerde nasıl bir sonuç bekliyorsunuz?” yönündeki bir soruya ise Temel Karamollaoğlu, “Biz en baştan seçimlerde bir aday çıkartacağımızı belirttik. Öyle bir aday çıkarmamız icap eder ki, bütün partilerin tabanından oy alabilsin. Bu o kadar kolay bir iş değil, bu ne demek, CHP’nin tabanından oy alması icap eder, ülkücü tabanından oy alması icap eder, HDP tabanından oy alması icap eder, AKP’den ümidini kesen AKP’lilerden oy alması icap eder. En zor iş ama ben bunun aşılabileceğine inanıyorum. Samimi olarak. Gerginlikleri artırıcı değil, biraz daha çözümü sağlayacak bir aday çıkartılırsa bunun üstesinden geliriz. Kim olur, bunu söylemek için şu an erken. Herkesin içinden bir isim geçiyor elbette. 5–6 kişinin kamuoyunun yoklanmasıyla ortaya bir aday çıkartılmasının kanaatindeyiz. Hükümet, aday çıkartmamız için bütün gücünü kamplaşma, kutuplaşma üzerinden yönetiyor. Bunun da kendisine fayda sağlayacağını umuyor” şeklinde konuştu.

KUVVETLER AYRILIĞI, KÂMİL MANADA UYGULANMALI

Devlet Bahçeli ile AKP’yi sürekli destekleyen açıklamalarına yönelik gelen bir soruya ise Karamollaoğlu, “Sayın Bahçeli’nin tavırlarını anlamadım. Ama diğer partilerin üzerinde bir yorum yapmayı doğru bulmuyorum” dedi. Başkanlık seçiminin doğru olduğunu ifade eden Karamollaoğlu, başkanlığın karşısında güçlü bir Meclis’in olması gerektiğini söyledi. Karamollaoğlu, “Başkanlık sisteminde kuvvetler ayrılığı prensibinin kâmil bir manada uygulanması gerekli. Meclis’in başkanlığın karşısında güçlü durması ve adaletin kesinlikle bağımsız olması gereklidir. Eğer bu sağlanırsa diğer partilerin de bu noktada ittifak edeceğini düşünmüyorum. Güçlü bir Meclis oluşturulması lazım... Baraj sisteminin tamamıyla kalkmalı. Toplumda yer bulabilen bütün partiler, Meclis’te temsil edilmeli” ifadelerini kullandı.

EN BÜYÜK TEHLİKE KUTUPLAŞMA

Suriye, Irak, Mısır, Libya, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Yemen ve İran tam bir kaos içerisinde. Nereye baksak üzüntü verici gelişmeler yaşanıyor. Tabii ki biz önce kendi ülkemize bakıp fikir üretmek mecburiyetindeyiz. Biz her şeye rağmen bugün memleketteki kutuplaşmayı en büyük tehlike olarak görüyoruz.

GELECEĞİMİZ iPOTEK ALTINDA

Ekonomik olarak güçlü olmayan ülkelerin dış politikada etkili olamayacağı prensibini hatırlatan Temel Karamollaoğlu, “Devlet özelleştirme ile geçmişteki birikimlerini sattı. Şimdi yeni model ile geleceğimiz ipotek altına alınıyor. Bazıları, ‘Biz hiç para harcamıyoruz” diye konuşuyorlar. Tamam da bu yatırımlar eğer kârlıysa hiç itirazım yok, şirketler yapsınlar. Neticesinde endişe var, o yüzden devlet garantisi istiyorlarsa ben ona kârlı demem. Çünkü biz hiçbir yatırımın fizibilite edildiğini görmedik” şeklinde konuştu.

İTTİFAK DEĞİL, PLATFORM

Son dönemde ittifak tartışmalarının yoğun olduğu yönünde yöneltilen bir soruya Temel Karamollaoğlu, “İttifak konusunu ben pek zikretmek istemiyorum. Platform kelimesini ittifak kelimesine tercih ediyorum. Çünkü ittifak konusu kutuplaşmayı, kamplaşmayı artıran bir olgu” dedi.

AKP ve MHP bir ittifak içerisine girdi. Sayın Bahçeli ‘Cumhurbaşkanı’nın arkasındayız’ dedi. Bunun adına da ‘milliyiz’ dediler. Onlar milli de diğer taraf gayri milli mi? Hayır gayri milli değil. İttifaktan çok bir platform oluşturulması kanaatindeyim. Farklı görüşe sahip olan partilerin, hatta iktidar partisinin de içinde olduğu bir platform bir araya gelmeli. İktidar partisi bundan çekinebilir. Ama iktidar partisinin içinde düşüncelerini açıklamakta çekinenler bu platforma katılabilir. Bu platform cephe oluşturmaz. Meselelerin müzakere edilmesinin önü açılır.

    

1 Yorum

Secmen Izleyici 19-01-2018, 16:15:39
pisman olmamak icin oyu sadet partisine
ülkemin secmeni artik iyi düsünelim karari hep birlikde verelim ülkenin kurtulusunu ancak milli görüsün tek temsilcisi sadet partisi ve ekibi gerceklestirir simdi sadet partisini tek basina salt cogunluka iktidara getirelim bu secmenin elinde bir deneyelim görelim pisman olmayacaksiniz hep birlikde bayram edelim

Yorumların tamamı için tıklayınız.

Diğer Haberler
Başkent’te siyasi zirve
Mehmet Şimşek: AB’den kopmadık kopmayacağız
Saadet lideri Karamollaoğlu: Biz kararlıyız, herkese elimizi uzatacağız
Akşener'den Erdoğan'a: Yüreğin yetiyorsa seçime sokma da göreyim
Çavuşoğlu: ABD'nin YPG'ye desteği ortaklığımızı zehirliyor
Saadet Lideri Karamollaoğlu: Her alanda ‘Zeytin Dalı’na ihtiyaç var
Mahalleyi toparlıyor! Parti içi muhalefete de Zeytin Dalı...
CHP'den ÖSO açıklaması: ''Dikkat edin, yarın başınıza iş açacak''
Erdoğan, Çorum Belediye Başkanı Muzaffer Külcü’nün istifası istedi!
Görülemeyen büyük oyun: BOP
Karamollaoğlu: Ülkede ortak akıl bitti, ortada tek bir akıl var herkes onun aklına uyuyor
Temel Karamollaoğlu: Afrin parti meselesi değil ülke meselesidir
AK Parti - MHP ittifakında sürpriz formül
Temel Karamollaoğlu: ABD’nin haritasında sadece İsrail’e yer var
Metin Feyzioğlu, CHP Genel Başkanlığı'na aday olacak mı?
İlkeler platformu
Bekir Bozdağ'dan flaş açıklama: Türkiye risk almaktan çekinmeyecektir
Temel Karamollaoğlu: "Netice almak için çalışmalıyız"
Bu ülkenin güvencesi biziz
AB’nin kapısında beklemek millîlik mi?
 
Türk bayrağına çirkin saldırı
Orduya tam yetki verildi! Hedefte İsrail var
Hakkari'de askeri üs bölgesine böyle ulaştılar!
Belçika büyüklüğünde arazi ekilmiyor
Genelkurmay'dan askerlik uzadı iddiasına açıklama
Şehit Miraç'ın o mesajı: Para için yapılacak meslek değilsin
Saadet Lideri Karamollaoğlu: Her alanda ‘Zeytin Dalı’na ihtiyaç var
Bakan ilaç iddialarına sert çıktı: "Canlarını yakacağız kapatmaya kadar gider"
Bakan ilaç iddialarına sert çıktı: "Canlarını yakacağız kapatmaya kadar gider"
EN ÇOK
Yazarlar
Mustafa İŞCAN
Acil hal 24 saatten sonra paralı mı oldu?
Mustafa KAYA
Adı Konulmamış Savaşın Maymuncukları
Atilla MEHDİGİL
Üzgünüm, hep haklı çıkıyoruz!
Feyzullah AYDOĞAN
NİL’DEN ‘ÜMMETİN KALBİNE’ SELAM VAR
Ekrem ŞAMA
Amerika kaç defa aldattı?
Şeref KAÇMAZ
YORUMLU-YORUM
Hayati OTYAKMAZ
İNSANLIĞIN ÖNCÜLERİ: ŞEHİTLER
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Yahudi Cumhuriyeti
Ali Haydar HAKSAL
Eminlik ya da Güvenirlilik
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
Türkiye’yi kazanmak ya da kaybetmek!
Zeki CEYHAN
Yalan rüzgârı!
Mevlüt ÖZCAN
Bazı faziletleri değerlendirmek lazım
Mahmut TOPTAŞ
Kuklacı Kafirlere
Prof.Dr.Ata ATUN
Sağduyu sahibi akil adamlar
Prof. Dr. Burhanettin Can
Ümmet Şuurunun Yeniden İnşası-4: Ümmet kavramının analizi
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Evliliğe Direnen Gençler
Mustafa YILDIRIM
Bir gazetecinin serencamı - 1
Burak KILLIOĞLU
Liboş…
Şakir TARIM
Suriye siyasetimiz doğru mu?
İsmail KILLIOĞLU
Tarihin Dilemması
İbrahim VELİ
Tepkilerle değil kararlarla yol almak
Abdülkadir ÖZKAN
İlişkilerin bozulması için ABD ve AB daha ne yapmalı?
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz