26 Rebiü'l-Evvel 1439 | 15 Aralık 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu'na: İspatlarsan makamımı bırakacağım, ispatlayamazsan...
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na sert sözlerle yüklenerek "Bu zatı, milletimize, özellikle de kadınlarımıza havale ediyorum. Gereken dersi vereceklerine inanıyorum. Bu tür asalaklara hakettikleri cevabı vereceğiz" dedi.
27.11.2017 / 08:12

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan , Yahya Kemal Beyatlı Gösteri Merkezi’nde düzenlenen Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde konuştu.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu 'na sert sözlerle yüklenen Erdoğan, "İftiraları ardı ardına sıraladı. Neymiş efendim, çocuklarım, kardeşim, eniştem, dünürüm, eski özel müdürüm.. Yurtdışına milyonlarca dolar para göndermiş. Daha önce de benim 3 milyar dolar param olduğunu iddia etmişti. Ben buradan ismini anmaya tenezzül etmediğim bu zata soruyorum. Öne sürdüğün iddiaların belgesi var mı? Varsa çıkart milletin önüne. Ben hemen gereğini yapayım. Tüm milletime sesleniyorum. Yoksa çık iftira ettiğini söyle. Aksi takdirde iftiracı konumuna düşeceksin. Şimdi ben buradan bir şey söylüyorum. Tayyip Erdoğan’ın yurtdışında bir kuruş parası varsa herhangi bir bankada, çıksın bunu ispat etsin. İspat ettiği anda cumhurbaşkanlığı makamında bir dakika durmayacağımın taahhüdünü veriyorum. Bunu ispat edemeyen Kemal acaba o makamında duracak mı? O da bunun bana taahhüdünü versin" diye konuştu.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

Kadına yönelik şiddet sonucunda hayatlarını kaybetmiş tüm kadınlarımızı yadediyor, Allah'tan rahmet diliyorum. Şiddete uğramış, anlatamamış tüm kadınlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Kadınlarımız kendi meselelerine sahip çıktıkça bizler de daha cesur, etkin adımlar attık. Atmayı da sürdürüyoruz. Kadına yönelik bu şiddet asla kabul edilemez. Kadına şiddeti insanlığa ihanet olarak ilan etmiş bir Cumhurbaşkanı sıfatıyla diyorum ki, bu ihanetin içine giren herkes cezasını çekmelidir. Bu mesele sadece ülkemizin değil, tüm dünyanın sorunudur. Araştırmalar bu meselenin eğitim düzeyi ile maddi gelir ile çok da ilişkili olmadığına işaret ediyor. Doğu toplumlarına münhasır olduğu yönünde oluşturulmaya çalışılan art niyetli algı da doğru değildir. Batı toplumları da aile içi şiddet konusundan muzdariptir. Asıl mesele cinsiyetten öte, insana bakış meselesidir. İnsana verilen değer meselesidir.

Her kim, kadınlarla ilgili şiddeti öven bir söz söylüyor, bir tavır içine giriyorsa bilin ki onun zihin kodlarında bir sorun vardır. Bu kişinin bir çoban olması veya bir üniversite hocası olması, bir ilahiyatçı veya bir ateist olması arasında fark yoktur. Annelerin konumu çok farklı. Ayaklarının altına annenin cenneti seren bir inancın mensupları olarak kadınlarla ilgili yanlış algıların dinimizle ilişkilendirilmesini asla kabul edemeyiz. Ne demişiz, anavatan demişiz. Kadını yar olarak, canan olarak tarif eden bir kültürün şiddet üretmesi de işin tabiatına aykırıdır. Ülkemizde insana ve kadına dair yanlış algılar, kabuller varsa bunun sebebini dinimizde veya kültürümüzde değil, daha derinlerde aramak durumundayız. Biz aslında tüm milletimizin, hatta tüm insanlığın dertlerine derman aramış oluyoruz. Kadınların, eğitim, şiddet gibi sorunlarını çözememiş bir toplumun hedeflerine ulaşamayacağını da biliyoruz. Çünkü kadın yoksa toplumun yarısı da yoktur.

Kadınların asli unsuru, temel taşıyıcısı haline getirmenin mücadelesini verdim. Bugün burada sizlerle birlikteliğim sadece bir protokol görevi değil, kadınların mücadelesine verdiğim samimi desteğin bir nişanesidir. AK Parti 'nin iktidara geldiği günden beri, kadınlarımızın önündeki engelleri kaldırmak için tarihi reformlar gerçekleştirdik. Bunların en önemlilerinden biri ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesine dair kanundur. Gerçekten tarihi bir dönüm noktasıdır. Bakanlığımız şu ana kadar şiddete uğramış 20 bin kadının davasına müdahil olarak mağdur kadınlarımızın yalnız olmadığını göstermiştir. Kadına yönelik şiddetle mücadele için hazırlanan eylem planlarını hassasiyetle uyguluyoruz. Eğitim çalışmalarında yüzbinlerce kamu görevlisine ve askerimize ulaşıldı. Şiddeti önleme merkezlerini, kadın konukevlerini 81 ile yaygınlaştırdık.

"YENİ BİR EYLEM PLANI HAZIRLANDI"

Ekonomik ve sosyal hayattaki etkinliklerinin artırılması konusunda da önemli adım attık. Yılbaşından itibaren uygulanmaya başlanacak yeni bir eylem planı hazırlandı. Erken yaşta ve zorla evlilik artık geride bırakmamız gereken önemli bir sorundur. Ülkemizde günümüz şartlarında erken sayılabilecek 14,15,16 yaşlarındaki evlilik oranı yüzde 4'lere kadar geriledi. Burada ortaöğretimdeki kız çocuklarımızın oranının yüzde 85'e çıkmasının çok önemli katkısı bulunuyor.

Ana muhalefetin başındaki zat çıkmış konuşuyor. Öğretmenlerle ilgili bir şeyler anlatıyor. Sen ne anlatıyorsun? Okuma yazma oranlarının yüzde yüzlere doğru yürümesi iktidarımız döneminde oldu. Bizim ordumuzun bayanlar ayağı da çok sağlamdır. Yükseköğretim öğrencileri arasındaki kız öğrencilerimizin oranının yüzde 13.5'tan yüzde 44.5'a çıkmış olması da sevindiricidir.

Esasen 2005 yılından bugüne kadar istihdam sayımızı 9 milyon 200 bin artırmış olmamıza rağmen işsizliğin halen çift haneli rakamlarda geziyor olmasının sebebi kadınlarımızın iş gücüne katılımdaki artıştır.

Sadece mikro kredi uygulamasından 160 bin kadın yararlanmıştır. Daha yüzlerce, binlerce örnek sayabilirim. Bu irade devam ettikçe diğer sorunların da çözümü sadece zaman meselesidir. Kadınlarımızdan tek istediğimiz bizim bu mücadelemize destek olmaları. Kadın haklarının ideolojik saplantılarının istismar aracı olmasına dönüştürmek isteyenler en büyük zararı verenlerdir. Kadın meselesini de bize saldırmak için kullananlara da eyvallah etmeyiz.

KILIÇDAROĞLU'NUN SÖZLERİNE TEPKİ

Ana muhalefetin başındaki zatın skandal ifadeleri bunlardan biridir. Üstelik de kadınlara yönelik toplantıda bu zat: Erkek işsizse, eve yeteri kadar para gelmiyorsa, akşam tencere kaynamıyorsa, bu erkek de gelir hıncını karısından alır.

Bunu diyen Bay Kemal. Böyle çarpık bir zihniyet olur mu? Böyle yoz bir bakış açısı olabilir mi? Bu kadına şiddeti alenen meşru gören bir anlayıştır. Ana muhalefetin başındaki zatın her seçim yenilgisinden sonra evde neler yaptığını düşünmek bile istemiyorum.

Bir kadın meclis üyesine karşı bu tavrı takınan bir belediye başkanına ancak "sen ne yapıyorsun ya?" deyip onu yuhalamaları gerekirken tam aksine onu alkışlıyorlar. İşte bu da CHP'deki kadın zihniyetinin nerede olduğunu gösteriyor. 18 Mart Çanakkale Şehitleri'ni anma günü, valime talimatı verdim: O gün Çanakkale Belediye Başkanı'na orada söz vermeyeceksin. Seçimle bir belediye meclisine üye olarak girmiş bir meclis üyesini o meclisten kovan insan bunun bedelini ödemelidir. Bu zat sadece kadınlara yönelik şiddetin savunucusu da değildir. Ülkemizin ve milletimizin aleyhine kim varsa hepsinin müdafii bu Kemal'dir.

"TAYYİP ERDOĞAN'IN YURT DIŞINDA BİR KURUŞU VARSA CUMHURBAŞKANLIĞI MAKAMINDA 1 DAKİKA DURMAYACAĞIM"

Aynı zamanda müfteridir, yüzsüzdür. Eskiden beri şahsım ve ailem hakkında aslı astarı olmayan yalanlar üretir. Sanki hiçbir şey olmamış gibi pişkince çirkefliğe devam eder. Çocuklarım, kardeşim, eniştem, dünürüm, eski özel müdürüm, yurt dışına milyonlarca dolar para göndermiş. Daha önce de benim 3 milyar dolar param olduğunu iddia etmişti. Bu iddiaların da müşterisi çıkıyor. Müddei iddiasını ispatla mükelleftir. Bir şeyi iddia ediyorsan, onu ispatla senin ortaya koyman gerekir. Ben buradan artık ismini bile anmaya tenezzül etmediğim bu zata soruyorum. Öne sürdüğün iddiaların belgesi var mı? Varsa çıkar hemen ben gereğini yapayım. Yoksa çık milletin önüne iftira ettiğiniz söyle, özür dile. Aksi halde dünyanın en alçak suçu olan iftiracı konumuna düşeceksin. Bu zat ne ortaya belge koyabilecek ne de çıkıp özür dileyebilecek. Tayyip Erdoğan'ın yurt dışında 1 kuruş parası varsa, herhangi bir bankada bunu ispat etsin. İspat ettiği anda Cumhurbaşkanlığı makamında bir dakika durmayacağımın taahhüdünü veriyorum. Bunu ispat edemeyen Kemal acaba o makamında duracak mı? O da bana taaahhüdünü versin.

Avukatlarıma talimatları verdim, bu müfteri hakkında işlemleri başlattılar. Bedelini ödetmek amacıyla manevi tazminat davasını, 1.5 milyon lira olarak talep ediyoruz. Açtık. Şu ana kadar zatın iddia ettiği gibi milyoner olamadık belki ama bu zattan alacağımız tazminatlar sayesinde herhalde olacağız.

"İSPATLARSAN BEN HEM SİYASETİ HEM CUMHURBAŞKANLIĞI MAKAMINI BIRAKACAĞIM"

İspatlamazsan sen siyaseti bırakmalısın. İspatlarsan ben hem siyaseti hem Cumhurbaşkanlığı makamını bırakacağım. Hodri meydan.

İşsiz kalan erkek gider eşini döver denklemidir. Seçimlerde oy kullanacağı sandığı bulmayan, benim adım Kemal diyerek verdiği bütün sözleri tutan bu zata hakettiğinde fazla süre ayırdığımın farkındayım. Bu zatı, milletimize, özellikle de kadınlarımıza havale ediyorum. Gereken dersi vereceklerine inanıyorum. Bu tür asalaklara hakettikleri cevabı vereceğiz.

Artık 16 ay var yerel seçimlere. Mart 2019. Kasım 2019 Cumhurbaşkanlığı seçimleri. Diyorum ki, kapı kapı dolaşarak gerek Mart yerel seçimlerinde gerek Kasım 2019 Cumhurbaşkanlığı Hükümeti Sistemi seçimlerinde bu müfterilere demokratik cevabı en üst düzeyde vermeye hazır mıyız?

Ben bir kez daha kadına yönelik şiddete karşı uluslararası mücadele günü vesilesiyle tüm kadınlarımıza sevgi ve saygılarımı sunuyorum. En şerefli varlık olan insana bu konuma uygun şekilde davranılmasını sağlayacak ideal düzeni kurana kadar mücadelemiz devam edecektir.

    

0 Yorum

Diğer Haberler
Meclis'te yine arbede çıktı! Madalya krizi...
MHP'li Semih Yalçın: Baraj tehlikemiz yok, ittifak önemli
AKP'li Elitaş'tan şok hareket! Kürsüde yırtıp attı
Putin'in Ankara Gündemi: Kudüs, Suriye ve Enerji
Kılıçdaroğlu'ndan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Lozan desteği!
Temel Karamollaoğlu: Hem İsrail’e Hem de ABD’ye nota vereceğiz
Saadet'ten hükümete çağrı: İsrail ile ilişkileri derhal kesin!
CHP'den Kudüs çağrısı: AKP, CHP, MHP'siyle tüm yurttaşlarımızla bu kararın karşısında dimdik durmamız gerekiyor
Erdoğan: Ey Trump sen ne yapmak istiyorsun?
Kudüs'ü başkent ilan ettiler! Türkiye, ABD'yi kınadı
Başbakan Yıldırım: ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma kararı hukuk dışı olacaktır
Baraj kartıyla ittifak!
Saadet Lideri Karamollaoğlu: NATO’ya mahkûm değiliz
Devlet Bahçeli gizli toplantıda açıkladı: Bir sırrı var, sabredin
Temel Karamollaoğlu: BOP’un parçası olduk huzurumuz bozuldu
Muharrem İnce: Kendileri IMF’ye borç verecek kadar çalmışlar
Dışişleri Bakanlığı'ndan flaş açıklama: ABD'yi uyardık!
Karamollaoğlu: Zarrab davası Türkiye'yi hedef alıyor, polemik konusu yapmayacağız!
AK Partili vekillere gece yarısı talimatı! Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi'ne çağırdı
Büyük tartışma
 
Kudüs'ün doğusu da, batısı da, kuzeyi de, güneyi de İslam'ındır
Amerika'dan flaş açıklama! Masaya oturmaya hazırız
Rusya resmen duyurdu! Suriye'den çekiliyoruz
Putin'in Ankara Gündemi: Kudüs, Suriye ve Enerji
Direnişin sembolü Fevzi el-Cüneydi'den haber var
Türkiye ayakta! Katil İsrail, kahrolsun ABD
Erbakan Hoca'nın yıllar önce yaptığı ikaz: Kudüs'ün başkent ilanı sonrası planlanan küstah adım!
Temel Karamollaoğlu: ABD ve İsrail’e karşı atılacak her adımın arkasındayız
Beyaz Saray: Trump, ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıdığını ilan edecek
EN ÇOK
Yazarlar
Atilla MEHDİGİL
Kudüs Zarrab’ın susturulmasının bedeli mi?
Mustafa KAYA
Yenikapı - Kudüs Notları
İshak BEYAZAY
Anka kuşu sandıklarımız
Feyzullah AYDOĞAN
KUDÜS DAVASI ÜMMETİ BİRLEŞTİRECEKTİR
Ekrem ŞAMA
Dünyayı kurtuluşa zorlamak
Şeref KAÇMAZ
ORTA DOĞU’DA OYNU – YORUM
Mustafa İŞCAN
3600 gün ile herkes emekli olur mu?
Hayati OTYAKMAZ
SEVGİLİ PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.S.)
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Kuds-i Şerif Hakkında
Ali Haydar HAKSAL
Bilinç Körelmesi
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
ABD’nin Suriye’de Bitmeyen İşi Ne?
Zeki CEYHAN
Bir musibet bin nasihat!
Mevlüt ÖZCAN
İyi huyları giyinmek
Mahmut TOPTAŞ
Birlikte Rahmet Vardır
Prof.Dr.Ata ATUN
İsrail’in ABD vesayeti
Prof. Dr. Burhanettin Can
Ümmet Şuurunun Yeniden İnşası-1: Geçmişe Takılıp Kalmayıp İleriye Bakma Zamanı
İsmail Hakkı AKKİRAZ
İnsan ve Müslüman olarak kadın
Mustafa YILDIRIM
İçi boşaltılan kavramlar – 3: Müslümanlık
Burak KILLIOĞLU
Kudüs’e uzanan eller…
Şakir TARIM
ABD’nin İslam topraklarında işi ne?
İsmail KILLIOĞLU
Çiftçi ve Toprak
İbrahim VELİ
Hak talep eden “sivil toplum”dur
Abdülkadir ÖZKAN
ABD’nin hedefi yeni mi belli oldu?
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz