22 Rebiü'l-Evvel 1439 | 11 Aralık 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Bir daha 40 yıl gecikmemeli
Tartışmalı bir şekilde görevden ayrılmak zorunda kaldı. “Makama uygun” naif bir veda konuşması yaptı.
02.08.2017 / 09:34
MUHAMMET VEFA ÖZALP / ANKARA
 
Görev yaptığı 7 yıllık süre boyunca “Dinlerarası Diyalog” fitnesine, Ramazan’ın ruhuna aykırı “Ramazan eğlencesi” adı altındaki tuhaflıklara, Müslümanları birbirine düşürme niyetindeki “mezhep savaşı çığırtkanlıklarına”, “İsrail’in zulmüne” ve daha pek çok İslam’a aykırı hususa karşı aldığı tavır ve sergilediği duruşla dikkat çeken Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, görevinden ayrılırken de önemli mesajlar verdi. âlim olmanın bürokratlıktan önemli olduğunu; tekfir ve tefrik hastalığının kürsülere yaklaşmaması gerektiğini söyleyen Görmez, “Diyanet Teşkilatı bir daha sapkın hiçbir dini yapı konusunda 40 yıl gecikmiş olmanın mahcubiyetini yaşamamalıdır”  sözleriyle de  önemli ve ince bir uyarıda bulundu.
 

“HOCA, ÂLİM OLMA VASFI BÜROKRATLIKTAN ÖNEMLİ”

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bürokratik bir kurum olmanın ötesine geçtiğine işaret eden Görmez, milletin dini-manevi hayatına yön veren bir millet kurumuna dönüşmesine çok önem verdiklerinin altını çizdi. Görmez,  “Müftülüklerimizin birer müdürlük makamı olarak algılanmaması, camilerimizin salt birer kamu kurumuna dönüşmemesi için gayret gösterdik. Diyanet İşleri başkanının bir ‘hoca’, ‘âlim’ olma vasfının, bürokratlığından çok daha büyük bir önem taşıdığını düşünüyorum” dedi.
 

“TEKFİR VE TEFRİK HASTALIĞI KÜRSÜLERE YAKLAŞMAMALI”

Coğrafyamızı kuşatan ayrılıkçı din söylemleri, tekfir, tefrik hastalığı asla mihrap, minber ve kürsülerimize yaklaşmamalıdır. Diyanet İşleri Teşkilatı’nın buna asla izin vermeyeceğine olan inancımı ifade etmek istiyorum. Diyanet, ilmin, hikmetin, marifetin, makuliyetin ve orta yolun güçlü sesi olmaya devam etmelidir. Diyanet Teşkilatı bir daha sapkın hiçbir dini yapı konusunda 40 yıl gecikmiş olmanın mahcubiyetini yaşamamalıdır. Ancak tek gayesi cemiyete imanlı, ahlaklı bireyler yetiştirmek olan dinî kurum ve kuruluşlar bu tür yapılarla karıştırılmamalıdır.
 
Göreve başladığı günden bu yana Diyanet İşleri Başkanlığı’nı (DİB) hem ülkemizde hem de İslam dünyasında görev ve misyon olarak önemli bir noktaya taşıyan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, duygu dolu ve tarihi bir konuşmayla kurum çalışanları ile millete veda etti. Hocaları, Prof. Dr. Mehmed Said Hatiboğlu ve eski DİB Başkanı Lütfi Doğan ile el ele geldiği DİB Konferans Salonu’nda manifesto niteliğinde bir konuşma yapan Görmez, herkese hakkını helal ettiğini söyleyerek, helallik istedi. 
 

BU BİR VEDA DEĞİL

Konuşmasına başlamadan önce ‘bunun bir veda konuşması olmadığına’ dikkat çeken Görmez, dünya hayatında makam ve mevkilerin geçici olduğuna vurgu yaparak, “Dünya hayatı gibi bütün makam ve mevkiler geçicidir. Aslolan geride bıraktığımız salih amellerdir. Hoş sadalardır. Mühim olan hangi makamda, hangi mevkide olursak olalım, yaptığımız işleri ibadet telakki ederek rıza-i Bari’ye uygun hareket etmektir. Bugün görevden ayrılırken aynı sıdk ile aynı gönül huzuru ile emaneti teslim etmenin onurunu ve bahtiyarlığını yaşıyorum. Allah’a sonsuz hamdü senalar olsun” ifadesini kullandı.  Görmez, konuşmasında, helalleşmenin Müslümanlar için hayatın manası olduğunun da altını çizerek, “Bu görevi tevdi ederken üzerimde hakkı olan herkesten hallik diliyorum. Herkese hakkımı helal ediyorum” dedi. 
 

KARINCA MİSALİ HEP O YOLDA OLDUK

Müslüman coğrafyasında milyonlarca insanın katledildiğini ve bir o kadar insanın yerinden yurdundan edildiğini hatırlatan Görmez, “Musul, Kerkük, tanınmaz kentler oldu. Şam-ı şerif, kimyasal silahların masum bedenleri katlettiği ölüm diyarları oldu. İslâm’ın barış beldeleri savaş alanlarına döndü. Canlarını kurtarmak umuduyla denize açılan sayısız masum insan denizin dalgaları arasında Akdeniz’e gömüldü, cansız bedenler sahillere vurdu. Gazze defalarca bombalandı. Kudüs’te, Mescid-i Aksa’da, Filistin’de zulüm durmaksızın devam etti. Arakan’da, Mynmar’da insanlık yok edildi. Afrika’da, Somali’de açlık, kıtlık ve sefalet baş gösterdi. İslâm ümmetinin ocaklarına düşen ateşleri söndüremedik. Ancak İbrahim’in ateşini söndürmek için su götüren karınca misali hep o yolda olduk” diye konuştu. 
 

DİB, BÜROKRATİK BİR KURUM OLMANIN ÖTESİNE GEÇTİ

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bürokratik bir kurum olmanın ötesine geçtiğine işaret eden Görmez, milletin dini-manevi hayatına yön veren bir millet kurumuna dönüşmesine çok önem verdiklerinin altını çizdi. Görmez, veda konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu yolda Diyanet İşleri Başkanlığı’nın sadece 80 milyon vatandaşımızın değil, bütün Müslümanların gözbebeği olduğu şuur ve hassasiyetiyle hareket ettik. Müftülüklerimizin birer müdürlük makamı olarak algılanmaması, camilerimizin salt birer kamu kurumuna dönüşmemesi için azami özen ve gayret gösterdik. Diyanet İşleri başkanının bir ‘hoca’, ‘âlim’ olma vasfının, bürokratlığından çok daha büyük bir önem taşıdığını düşünüyorum. Bu düşünceyledir ki, yeri geldiğinde mihraba geçen, minber ve kürsüye çıkıp milletimize hitap eden bir imam, bir hatip, bir vaiz olmaya çalıştım.” 
 

CAMİLERİMİZİ MAHALLENİN KALBİ HALİNE GETİRMEYE ÇALIŞTIK

Diyanet İşleri Başkanlığı’nda çalışan din görevlisinin bir din gönüllüsüne dönüşümü için yoğun gayret sarf ettiklerini ifade eden Görmez, “Başkan yardımcılarım ve teşkilatımızdaki bütün arkadaşlarımızın da bu konuda bizimle birlikte ciddi bir gayret gösterdiklerine kefil ve şahit olduğumu da ifade etmek isterim. Onların da son derece samimi gayretleri sayesinde, camilerimizi sosyal hayatın merkezi, mahallenin kalbi haline getirme çabamızda önemli bir mesafe aldığımızı müjdelemek istiyorum” dedi. Görmez, Kur’an kurslarının Nazm-ı Celil’i öğrenmenin ötesinde mana, hikmet ve ahlakının öğretildiği mekânlara dönüştürdüğünü vurgulayarak, elifi öğretirken elif gibi doğru olmanın öğretildiği yerler olması için çalıştıklarını aktardı.
 

“DİYANET SADECE TÜRKİYE’NİN DEĞİLDİR” DEMİŞTİK

 “Bundan sonra Diyanet, sadece Türkiye’nin Diyanet’i olmayacak” diyerek göreve başladıklarının altını çizen Görmez, bugün Diyanet’in 113 ülkede faaliyet yürütecek seviyeye ulaştığını vurgulayarak, “Elhamdülillah, bugün Diyanet, Avrupa’dan Uzakdoğu’ya, Pasifik kıyılarından Sibirya içlerine, Afrika’dan Amerika’ya kadar faaliyet yürütüyor. Bu vazife esnasında beni en çok bahtiyar kılan şey, kayıp kıtalarda kaybettiğimiz kardeşlikleri yeniden bulmak olmuştur. Ezanın ilk okunduğu Kamçatka’dan Haiti’ye, Doğu Türkistan’dan New Kaledonya’ya, Altay Türklerinden Kübalı Müslümanlara kadar her birine ulaşmış olmak, kaybettiğimiz kardeşlikleri yeniden inşa etmek Allah’ın en büyük lüftu olmuştur” ifadesini kullandı.
 

GÖRMEZ’DEN İSLAM DÜNYASINA SON UYARILAR

Veda konuşmasında son uyarılarda da bulunan Görmez, “Bu ülkenin bir evladı olarak bazı korku ve endişelerimi sizinle paylaşmak istiyorum” diyerek, şu hususlara dikkat çekti: “Coğrafyamızı kuşatan ayrılıkçı din söylemleri, tekfir, tefrik hastalığı asla mihrap, minber ve kürsülerimize yaklaşmamalıdır. Diyanet İşleri Teşkilatı’nın buna asla izin vermeyeceğine olan inancımı ifade etmek istiyorum. Diyanet, ilmin, hikmetin, marifetin, makuliyetin ve orta yolun güçlü sesi olmaya devam etmelidir. Diyanet, tarih boyunca medeniyetler kuran ana yoldan, sevad-ı azamdan, ehl-i sünnetten sapmadan, başta Alevî vatandaşlarımız olmak üzere aynı vatanı, aynı toprağı, aynı havayı paylaştığımız farklı inanç mensubu kardeşlerimizi daima kucaklayarak yoluna devam etmelidir. Diyanet Teşkilatı bir daha sapkın hiçbir dini yapı konusunda 40 yıl gecikmiş olmanın mahcubiyetini yaşamamalıdır. Ancak tek gayesi cemiyete imanlı, ahlaklı bireyler yetiştirmek olan dinî kurum ve kuruluşlar bu tür yapılarla karıştırılmamalıdır. Diyanet, imam-hatip liseleri ve ilahiyat fakültelerimizle birlikte Türkiye’mizin dini istikrarının, din emniyetinin teminatı olduğunun farkında olmalıdır.”
 

 ZEHİRLİ AKIMLARA KARŞI DURDUK

Görmez, gerek ülkemizde ve gerekse yurt dışında yürüttükleri çalışmalar ile doğruyu ortaya koymanın yanı sıra yanlış ile mücadele ettiklerini de belirterek, “İslam ile hiçbir ilgisi olmayan başta FETÖ ve DAİŞ olmak üzere İslam dünyasında ortaya çıkan ancak İslam ile bir ilgisi asla bulunmayan zehirli, zararlı akımlara karşı durduğumuz gibi, dünya barışını tehdit eden İslamofobi belasına karşı da samimiyetle mücadele ettik. Yeni Diyanet’in bundan sonraki en büyük vazifesi da bu mücadelenin devamı olacaktır. Başkanlığımızın ve din gönüllülerimizin sadece 15 Temmuz gecesinde milletimizin hukukuna ve istikbaline yönelik hain saldırı karşısında aldığı inisiyatif dahi bu şerefli teşkilatın boynunda her mensubumuzun hissedeceği bir iftihar madalyasıdır. Ancak Batı idrakini istila eden İslamofobik nefreti rahmete dönüştürmek, yeni Diyanet’in en büyük vazifesi olacaktır” açıklamasını yaptı.
 

KELEŞ: DİB, AYNI ŞEKİLDE YOLUNA DEVAM EDECEK

Prof. Dr. Mehmet Görmez’in gönül salahiyeti ile görevi devrettiğini ve ‘dostum’ olarak hitap ettiği Din İşleri Yüksek Kurul Başkanı Dr. Ekrem Keleş ise üstlendiği sorumluluğun farkında olarak Görmez’in ortaya koyduğu misyon çerçevesinde kurumu ileriye taşıma gayretinde olacağını söyledi. Keleş, 14 yıllık görev sürecinde Görmez’in çalışma tarzıyla örnek olduğunun altını çizerek, teşkilat olarak kendisine minnettar olduklarını ifade etti. Görmez, çalışmaları ile ümmete ümit oldu, ümit aşıladı” diye konuştu.

    

0 Yorum

Diğer Haberler
Arakanlılar suya muhtaç
Korkutma politikası
Sanal paralar caiz değil!
Oğuzhan Asiltürk: Davet etmekten vazgeçmeyiz
Güney Afrika’da çocuklar tehlike altında
Çiftçi, TC kimlik numarası ile gübre alabilecek
Ankapark kaldırılıyor mu? Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Tuna'dan açıklama
Rıza Sarraf davasında flaş gelişme! Tartışmalı o isimler bilirkişi oldu
Askerin yemek duası değişti
Kar kalınlığı 50 santimetreye ulaştı! 75 köy yolu ulaşıma kapandı
Meteoroloji uyardı: Kar geliyor!
Havaray iptal edildi... İşte yerine gelen proje!
Ve kış kendini gösterdi! Lapa lapa kar yağdı
BTK'dan korkutan 'Mavi Balina' açıklaması! İhbar edin
Gıda da yeni dönem başlıyor! Cepten takip sistemi
Askere kaçak et! Manisa'da askerler zehirlenmişti
15 Temmuz gazisi: Paralar bize dağıtılmayacak mı?
Aileler dikkat! 48 Hour Challenge oyunu, çocukları kaybolmaya teşvik ediyor
Cansuyu’ndan Arakan’a Binlerce Çadır
İyiye, güzele, doğruya adanan bir hayat
 
Türkiye ayakta! Katil İsrail, kahrolsun ABD
Erbakan Hoca'nın yıllar önce yaptığı ikaz: Kudüs'ün başkent ilanı sonrası planlanan küstah adım!
Temel Karamollaoğlu: ABD ve İsrail’e karşı atılacak her adımın arkasındayız
Beyaz Saray: Trump, ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıdığını ilan edecek
Sanal paralar caiz değil!
Oğuzhan Asiltürk: Davet etmekten vazgeçmeyiz
Güney Afrika’da çocuklar tehlike altında
İlahiyat kararı emsal olmasın
TSK seher vakti Asos'a bomba yağdırdı!
EN ÇOK
Yazarlar
Ekrem ŞAMA
Dünyayı kurtuluşa zorlamak
Mustafa KAYA
‘Gitme Turnam Vuracaklar’
Atilla MEHDİGİL
Kudüs sizi bekliyor Kudüs! (Jerusalem is waiting for you Jerusalem!)
İshak BEYAZAY
Anka kuşu sandıklarımız
Feyzullah AYDOĞAN
KUDÜS DAVASI ÜMMETİ BİRLEŞTİRECEKTİR
Şeref KAÇMAZ
ORTA DOĞU’DA OYNU – YORUM
Mustafa İŞCAN
3600 gün ile herkes emekli olur mu?
Hayati OTYAKMAZ
SEVGİLİ PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.S.)
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
İslam’da İtaat Kültürü
Ali Haydar HAKSAL
Kör Bakış
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
ABD Kendi Pimini Çekti!
Zeki CEYHAN
Ah bu “haberler” olmasa!
Mevlüt ÖZCAN
Siyonizm dünyaya çomak sokuyor
Mahmut TOPTAŞ
İsrail zokayı yuttu
Prof.Dr.Ata ATUN
ABD ve Türkiye
Prof. Dr. Burhanettin Can
Şer ittifakının psikolojik savaş makinesinin dişlisi olmamak
İsmail Hakkı AKKİRAZ
ABD Kudüs’e toslarsa müslümanlar uyanır
Mustafa YILDIRIM
İçi boşaltılan kavramlar – 3: Müslümanlık
Burak KILLIOĞLU
Kudüs’e uzanan eller…
Şakir TARIM
Kudüs’te bıçak kemiğe dayanırsa!..
İsmail KILLIOĞLU
Çiftçi ve Toprak
İbrahim VELİ
Çıkış’ın Rabia’sı
Abdülkadir ÖZKAN
Haklı olan güçlüdür ama güçlünün borusu ötüyor
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz