2 Zi'l-ka'de 1438 | 26 Temmuz 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Karamollaoğlu: Akla ziyan bir tutuklama
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Mustafa Yaman’ın tutuklanmasını “akla ziyan” olarak değerlendirerek, “Bu hadiselerle uzaktan yakından hiçbir ilgisinin olmadığı kesin olan bir arkadaşımızı bazı bahanelerle tutuklamak hakikaten adaleti katletmektir” dedi.
13.07.2017 / 09:40
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık olağan basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Partisinin Balgat’taki genel merkezinde düzenlediği toplantıda Karamollaoğlu, önceki gün FETÖ iddiasıyla gözaltına alınan ve sonra da tutuklanan Saadet Partisi İstanbul İl Yönetim Kurulu ÜyesiAvukat Mustafa Yaman’ın derhal serbest bırakılması için çağrıda bulundu. Yaman’ın polisler tarafından gözaltına alınıp tutuklanmasını “akla ziyan” olarak değerlendiren Karamollaoğlu, “Herkes biliyor ki devlet de, AKP de bu işin içinde var” diyerek sert bir şekilde eleştirdi. Adalet olmadan güven ortamının sağlanamayacağını vurgulayan Karamollaoğlu, “Bu hadiselerle uzaktan yakından hiçbir ilgisinin olmadığı kesin olan bir arkadaşımızı bazı bahanelerle tutuklamak hakikaten adaleti katletmektir.  Şunu unutmayın; O adamları 10 sene bağrınızda siz beslediniz. Bu devletin sinir uçlarına girene kadar, nüfuz etmelerini siz sağladınız. Bunlardan referans almadan kimse ne askeri okullara girebildi ne de bir makama gelebildi. Ha bunu fark ettiniz o zaman dönüp bir de teşekkür etmeniz icap ederken şimdi bizim arkadaşları tutuklama yoluna gidiyorsunuz. Yanlış yapıyorsunuz, vebale giriyorsunuz” dedi. 
 

YANLIŞ YAPIYOR, VEBALE GİRİYORSUNUZ

 
Adalet olmadan güven ortamının sağlanamayacağını vurgulayan Karamollaoğlu,“Bu hadiselerle uzaktan yakından hiçbir ilgisinin olmadığı kesin olan bir arkadaşımızı bazı bahanelerle tutuklamak hakikaten adaleti katletmektir.  Şunu unutmayın; o adamları 10 sene bağrınızda siz beslediniz. Bunlardan referans almadan kimse ne askeri okullara girebildi ne de bir makama gelebildi. Ha bunu fark ettiniz, o zaman dönüp bir de teşekkür etmeniz icap ederken şimdi bizim arkadaşları tutuklama yoluna gidiyorsunuz. Yanlış yapıyorsunuz, vebale giriyorsunuz”dedi.
 


28 ŞUBAT’I ARATIR HALE GETİRMEYİN!

 
28 Şubat döneminde hiçbir arkadaşlarının gece yarısı gözaltına alınmadığına hatırlatan Karamollaoğlu, “Şimdi siz 28 Şubat’ı aratacak bir noktaya götürürseniz devleti, kaç tane 15 Temmuz’u kutlarsanız kutlayın hiçbir fayda vermez. Siz söylemiyor musunuz? ‘At izi it izine karıştı’ diye. Siz demediniz mi? ‘Bu teşkilatı yeni anladık.’ ‘Altı ibadet, ortası ticaret tepesi ihanet’ diye. Ama siz muamelenizde ibadet edenle ihanet edeni aynı kefeye koyuyorsunuz. Yapmayın, yazıktır günahtır. Tamamen masum insanları gözaltına, ardından da tutuklamaya başlarsanız bunun sonu gelmez siz de zarar görürsünüz, devlet de zarar görür, ülke de zarar görür. Acilen kim yetkiliyse, adalet mekanizmasının artık yetkili olmadığı herkes tarafından biliniyor. Lütfen müdahale edin. Vatandaşın yüzde 84’ü Türkiye’de adaletin olmadığını savunuyor. İşin garibi ise adalet mekanizmasında çalışan hakimler ve savcıların da yüzde 80’ininden fazlası adalete güvenmiyor” diye konuştu. 
 

SURİYELİLERİ HEDEF GÖSTERMEK PROVAKASYONDUR

 
Sürekli üzücü haberlerin geldiğini söyleyen Karamollaoğlu, birbiri ardına gelen şehit haberlerinin yürekleri yaktığını belirterek, yürek yakan başka bir olayın ise Sakarya’da yaşandığını hatırlattı.

Suriyeli hamile bir kadının 10 aylık bebeğiyle katledilmesini lanetleyen Karamollaoğlu, “Söylenecek kelime bulamıyorum. Genlerimiz bozuldu, bu vahşilikleri yapacak bir millet değildik biz. Maalesef son dönemde, bazı kesimler Suriyelileri hedef göstererek toplumda yeni gerginliklerin fitilini ateşlemeye çalışıyor. Oysa içişleri bakanlığının verilerine göre, 2014-2017 yılları arasında Suriyelilerin suça karışma oranı ortalama yüzde 1.32’dir. Gösterilmek istenenin tam aksine Suriyeliler topluma en kolay adapte olan kesimdir. Ekonomimize ve iş gücü piyasasına önemli katkılar yapmaktadır. Bugün 5 binin üzerinde Suriyeli firmadan ve 650 milyon TL’nin üzerinde bir ekonomik katkıdan bahsedilmektedir. Bu gerçek ortadayken Suriyelileri, Türkiye’deki problemin merkeziymiş gibi göstermeye çalışmak, böyle bir algı oluşturmak iyi niyetten uzaktır. Türkiye’de iç karışıklık çıkarmaya yönelik kirli bir provokasyondur. Bu sinsi ve tehlikeli oyuna karşı milletçe dikkatli olmalıyız” diye uyardı.
 

ANADOLU TARİH BOYUNCA MAZLUMLARA SIĞINAK OLMUŞTUR

 
Dünyanın neresinde olursa olsun başı derde düşen mazlumların Anadolu’yu sığınacak bir liman olarak gördüklerini hatırlatan Karamollaoğlu, şöyle devam etti:“Nitekim Anadolu’nun neresine giderseniz gidin, ya bir Boşnak köyüyle, ya bir bir Balkan mahallesiyle, ya da bir Ahıska türküyle karşılaşırsınız. Olayın yaşandığı Sakarya’da neredeyse her iki kişiden biri göçmen. Çerkezi, Arabı, Boşnağı bu ülkenin en büyük zenginliğidir. En büyük bereketidir. Ama hepsinden önemlisi Türkiye mazlumların son kalesidir. Son sığınağıdır. Bu kale düşerse, mazlumların sığınabileceği hiçbir yer kalmayacaktır. Kaleyi içerden çökertmeye çalışanlara izin vermemeliyiz.”
 

MİTİNG RESİMLERİNİ DEĞİL ADALET RESMİNİ KONUŞMALIYIZ

 
“Adalet Yürüyüşü”nün herhangi bir provokasyona mahal vermeden tamamlanmasını sevindirici bulan Karamollaoğlu, mitinge katılım ile ilgili söylemlere de değinerek, “Hem iktidar hem de ana muhalefet mensuplarına sesleniyorum; Bu mitingi fotoğrafları üzerinden tartışmak hala meseleyi anlamamış olmaktır. Bakın Sakarya’daki caniliği yapanlardan birisi daha önce de tecavüzden hapis yatmış.  Şartlı tahliye ile salıverilmiş. Geçen haftaki basın toplantısında söyledim. Hapishanelerde yer açmak için şartlı tahliye ile serbest bırakılan hükümlü sayısı 230 bin. Şimdi siz cezaevlerindeki doluluk nedeniyle yataklarda nöbetleşe uyunduğu bir ülkede adaleti konuşmak yerine kimin mitingine kaç kişi katıldı tartışması yapacaksınız. Bu en basit ifadesiyle sığlıktır. Hakimlerin bile adalete güveninin yüzde 15’lere gerilediği bir ülkede, benim mitingim seninkinden daha büyüktü gibi çocukça yaklaşımlar içine girmek millete saygısızlıktır. Yürüyüş bitti şimdi oturup düşünme zamanı. Bu sığ tartışmalar bir an evvel geride bırakılmalı ve asıl meseleye odaklanılmalıdır. Toplumun adalet beklentilerini karşılayacak düzenlemeleri hayata geçirmenin yolları aranmalıdır” dedi.
 

SAADET’TEN 10 MADDELİK MANİFESTO!

 
Karamollaoğlu, bir daha 12 Eylül’ler, 28 Şubatlar ve 15 Temmuz’ların yaşanmaması için 10 maddelik bir manifesto paylaştı:
 
15 Temmuz gecesi milletimizin ortaya koyduğu milli irade, toplumun bütün kesimlerinin temsil edildiği bir milli istişare sürecine dönüştürülmelidir. Devlet yapılanmasında yandaşlık değil, ehliyet ve liyakat esas alınmalıdır. 
 
Türkiye geçmişte, üzerinde yeterince düşünülmeden çıkarılan kanuni düzenlemelerden çok çekmiştir. Uyum yasalarında parti kaygısıyla değil, ülke kaygısıyla hareket edilmeli tek ölçüt; milli İradenin güçlendirilmesi olmalıdır. 
 
OHAL kararnamelerin çıkarılması ve uygulanmasında azami titizlik gösterilmeli OHAL, olağan hale dönüştürülmemelidir.  
 
Bu süreçte suçsuz ve masum insanların zarar görmesi engellenmelidir. FETÖ ile mücadele özünden saptırılmamalı, hele hele muhalefeti susturma çabasına dönüştürülmemelidir.
 
Kukla ile uğraşırken, kuklacı unutulmamalıdır. Bu hain kalkışmanın ardındaki karanlık mihraklara karşı gerekli tedbirler alınmalıdır. 
 
Türkiye batılı ülkeler tarafından siyasi ve psikolojik kuşatma altına alınmaya çalışılmaktadır. Terör örgütlerine kucak açan ülkelerin bakanlarımıza hatta cumhurbaşkanımıza ambargo koyması bunun bir parçasıdır. Bu kuşatmayı kutuplaşarak değil birlik ve beraberliğimizi güçlendirerek aşabileceğimiz unutulmamalıdır. 
 
Dış politika, topyekûn yepyeni bir anlayış ile ele alınmalıdır. İslam ülkeleri ve komşu ülkelerle ilişkiler güvenlik başta olmak üzere dostluk ve işbirliği zemininde yeniden dizayn edilmelidir. 
Yaşadığımız coğrafya güçlü bir orduyu zorunlu kılmaktadır.  Bu süreçte cunta zihniyeti ile mücadele ederken, ETÖ operasyonlarında olduğu gibi FETÖ operasyonlarında da aynı hataya düşülmemeli, ordunun kurumsal kimliği yıpratılmamalıdır. Vatan hainleri ile vatanseverlerin ayrımı iyi yapılmalıdır. 
 
Yapılan araştırmalar göstermektedir ki, darbe geleneği ile milli gelir arasında doğrudan bir bağlantı vardır: Milli gelirin düşük, adil paylaşımın bozuk olduğu ülkeler, darbe girişimlerine muhatap daha çok muhatap olmaktadır. Bu yüzden acilen tüketim ekonomisinden-üretim ekonomisine geçilmeli, adil gelir dağılımı sağlanmalıdır. Türkiye’nin 81 ilinde üretim ve kalkınma seferberliği başlatılmalıdır.
 

15 TEMMUZ YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE İÇİN BİR UMUTTUR

 
15 Temmuz gecesinin bütün vahametine rağmen, gelecek adına bir umut ortaya koyduğunun altını çizen Karamollaoğlu şunları kaydetti: “15 Temmuz, bütün ihanet şebekelerine rağmen, bu milletin sahip olduğu iman ateşinin hiçbir zaman söndürülemeyeceğini göstermiştir.  Ancak bu umudu zinde ve sürekli tutmak, marşlarla, sloganlarla, kutlamalarla değil, 15 Temmuz’dan ders çıkarmakla mümkün olacaktır.  Hiç şüphesiz ki, darbeye teşebbüs eden, kanlı cunta hareketinin içinde yer alan, Milletine kurşun sıkan, Meclisine bomba atan canilerden hesap sorulacak ve en ağır şekilde cezalandırılacaktır. Ancak bu süreçte asıl önemli olan; Türkiye’de, bir daha bırakın darbe yapmayı, hiç kimsenin darbeyi aklından bile geçiremeyeceği köklü hukuki, siyasi ve kurumsal dönüşümleri gerçekleştirmek olmalıdır.”
 


SAADET’TEN 15 TEMMUZ ŞEHİTLERİNE HATİM KAMPANYASI!

 
Hazırlıkları yapılan 15 Temmuz hain darbe girişiminin yıldönümü ile ilgili de hatırlatmalarda bulunan Karamollaoğlu, “15 Temmuz darbe girişimi, son dönemde karşı karşıya kaldığımız ihanetlerin en büyüğü ve en acımasızıdır. Bu yüzden, 15 Temmuz gecesi milletimiz sadece bir darbe girişimini önlememiş, kendisine vurulmak istenen prangaları kırıp parçalamıştır. Bağımsızlığına ve iradesine konulmak istenen ipoteği yırtıp tarihin çöplüğüne atmıştır. 15 Temmuz’un birinci yılında,  bu alçak girişime karşı tarihte emsali görülmemiş bir kararlılıkla karşı koyan aziz milletimize şükranlarımızı sunuyor, tüm şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Şehitlere çok şey borçluyuz. Elbette ne yapsak şükran borcumuzu ödeyemeyiz. Ama onlara gönderilebilecek en güzel hediye, arkalarından okunacak Kuran-ı Kerim ve yapılacak dualardır. Bu yüzden Saadet Partisi teşkilatları 15 Temmuz’un birinci yılında bütün şehitlerimiz için hatim kampanyası başlatmıştır” şeklinde konuştu.

    

0 Yorum

Diğer Haberler
Kılıçdaroğlu'ndan hükümete sert açıklama
Kabineye ilk kez giren isimler
20 Temmuz yeniden doğuştur
Adalet Bakanı Bozdağ'dan 'tek tip kıyafet' açıklaması
Çiller'den '28 Şubat' ifadesi: Erbakan'ı tanımak lazım, askerle uzlaşma arıyordu, bunu her zaman yapardı
Karamollaoğlu: Akla ziyan bir tutuklama
Adalete güvenilmiyorsa çöküş başlar
Kemal Kılıçdaroğlu: 'Avrupa Birliği'nden de adalet istiyoruz
Bahçeli'den AP kararı yorumu
Bitsin artık tiyatro
İslam Âlemini parçalıyorlar Kıbrıs’ı birleştiriyorlar
HÜDAPAR yöneticilerine hapis cezası
Yıldırım'dan Kılıçdaroğlu'na: Ömrün biter bu yollar bitmez
Milli Görüşçüler Görevini Yapıyor
Türkiye, Kıbrıs’a hava üssü kurmalı
İlişki durumu karışık
Bahçeli'den MYK sonrası açıklama
Karamollaoğlu: Terörü kendileri üretiyor İslam’a mal ediyor
Meclis güçsüzleşirse sokak güçlenir
40 ilin valisi değişti
 
İşgal polisi, Aksa kapısındaki cemaate saldırdı
20 Temmuz yeniden doğuştur
Adalet Bakanı Bozdağ'dan 'tek tip kıyafet' açıklaması
Allah’a şükür salâlar galip geldi
Darbenin üssüne yürüyoruz
Karamollaoğlu: Akla ziyan bir tutuklama
Suudi Arabistan'dan Katar açıklaması
Avusturya'dan Zeybekci'ye giriş yasağı
Başbakan Yıldırım: 'Sağlık olsun Türkiye Kıbrıs için elinden geleni yaptı'
EN ÇOK
Yazarlar
Mustafa İŞCAN
SGK ve 15 Temmuz gazilerinin hakları
Atilla MEHDİGİL
Kral çıplaak! Kral çıplaak! Kral çıplaak!
Mustafa KAYA
Durun Siz Eski Müttefiksiniz
Hayati OTYAKMAZ
"Erkekler gibi savaşamadın, bari oturup kadınlar gibi ağla"
Şeref KAÇMAZ
NORM-ALLEŞ(m)İ – YORUM
Ekrem ŞAMA
15 Temmuz programları
Feyzullah AYDOĞAN
YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE’NİN İNŞA POLİTİKALARI
İshak BEYAZAY
Ah köylüm vah köylüm
Mustafa GEÇER
TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
Mustafa BİLGEN
Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
Uzm.Dr. Ali AYDIN
Soğuk Parmaklar Hangi Hastalıklarda Görülür
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
İman kardeşliği
Ali Haydar HAKSAL
Kudüs, Mescid-i Aksa ve Filistin
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
“Batı Cephesi”ndeEvanjelik Çatlamalar!
Zeki CEYHAN
Kızmak yerine!
Mevlüt ÖZCAN
Sihir ve büyü helak eder
Mahmut TOPTAŞ
Filozoftan hadisçi olursa
Prof.Dr.Ata ATUN
Anastasiadis’in politik iflası
Prof. Dr. Burhanettin Can
İslâm Coğrafyası ve “Kaostan Kaynaklanan Düzen”
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Kudüs için kıyam etmek
Mustafa YILDIRIM
Yaş yetmiş hâlâ emekli olamamış
Burak KILLIOĞLU
Sessizlik ve atalet…
Şakir TARIM
Yeni 15 Temmuzlar yaşanmaması için
İsmail KILLIOĞLU
Kör göze sürme çekmek
İbrahim VELİ
Olağanüstü miting olağandışı katılım
Abdülkadir ÖZKAN
Başarısız darbe ABD’yi çıldırtmış olmalı!..
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz