26 Sevval 1438 | 20 Temmuz 2017
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Endonezya’daki Türk şehitliği
Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk’ün bakanlık yaptığı dönemde Endonezya’da yaşadığı dikkat çekici hatırayı aktarıyoruz...
09.06.2017 / 10:11
Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk’ün Millî Gazete iftarında gazetemiz yazarı Ekrem Şama’ya anlattığı bakanlık yaptığı yıllara ilişkin dikkat çekici hatırası...

MSP-CHP koalisyon hükümetinde İçişleri Bakanı idim.
 
Çeşitli yetkililerden oluşan bir heyet olarak Endonezya’ya bir ziyaret yaptık.
 
Bakan düzeyinde çok sıcak bir karşılama yapıldı. 
 
İlgili bakan ile beraber yürüdüğümüzde, benden hep bir adım geriden geldiğini farkettim. Yavaşlıyorum, yanyana gelelim diye, ama o da yavaşlıyor. Elimi omuzuna koyarak yanıma çekmek istesem de gelmiyordu. Bize büyük bir saygı duyduğu her halinden belli idi.
 
O bakan onbinlerce kilometre yoldan gelmenin yorgunluğu üzerimizde iken bize bir teklifte bulundu:
 
-Evimde size kendi ellerimle bir ikramda bulunmadan istirahate çekilmenizi istemiyorum, dedi.
 
Çaresiz kabul ettik. Evinde bize kendisi bizzat hizmet ederek ikramda bulundu. Bütün bu yakınlıklara bir anlam da veremiyorduk.
 
Resmi görüşmelerin yapılacağı yere giderken o bakan bana dedi ki:
 
Efendim Türk şehitliğine ne zaman ziyarette bulunacaksınız?
 
Şaştım kaldım ama, belli edemezdim. Demek burada bir şehitliğimiz varmış. Düşünmeye başladım, nasıl olur, ben hiç duymamıştım? Yan gözle bizim seyahatimizde organize ve refakat görevi bulunan dışişleri yetkilisine baktım, bu konuyu sorar bir işaretle bilgi vermesini istedim. O da bana işaretle, bilgisi olmadığını ima etti. Bu sefer Endonezyalı bakana döndüm sordum:
 
Şehitlik buraya kaç kilometre uzaklıktadır?
 
Cevap verdi:
 
-Efendim, 400 km uzaklıktadır. Yollar da düzgün değildir. Bu ziyaretinizi ancak bir günde yapabilirsiniz.
 
Dedim ki:
 
-Yoğun görüşmelerimiz var. Şehitlik ziyareti için zamanımız ne yazık ki yeterli değil. Bu ziyaret için özel olarak gelmeyi düşünüyorum. O zaman zatıalinizle beraber Türk şehitliğini ziyaret ederiz.
 
Böyle dedim ama, bende büyük bir merak oluştu. Yurda dönüşümde konuyu araştırdım. Şu bilgilere ulaştım:
 
16. Yüzyılın ikinci yarısında Portekizliler oluşturdukları güçlü bir donanma ile gelerek Endonezya’da bulunan Açe Sultanlığını istila etmişler. Katliam ve yağma etmişler. Halktan sağ kalanları köle gibi çalıştırmaya başlamışlar. Yaptıkları zulmü o kadar ileri boyuta götürmüşler ki, hiç bir sebep yokken, canlarının istediği kişileri istedikleri anda öldürüyor veya işkence ya da tecavüz ediyorlarmış. Zavallı Açe Müslümanlarının yapacak hiç bir şeyleri olmadığından bu zorbalara itaat ediyorlar, bütün isteklerini mecburen yerine getiriyorlar ve köle gibi hayatlarını sürdürmeye çalışıyorlarmış. Öldürülmekten korktularından başlarını bile kaldıramıyorlarmış.
 
Bir gün uzak yoldan gelen bir ticaret gemisi kıyılarına yaklaşmış. Gemi sahibi güngörmüş iyi niyetli  bir insanmış. Açelilerden ileri gelenlere şu aklı vermiş:
 
-Sizi bu zulümden kurtaracak, dünya üzerinde yalnız Osmanlı Devleti vardır. Hem Osmanlı Sultanı da Müslümanların Halifesi’dir. Onlardan yardım istemekten başka çareniz yoktur.
 
Cevap vermişler:
 
-İyi ama orası çok uzak bir memleketmiş. Bizim oraya gidip yardım isteme imkanımız yok ki.
 
Güngörmüş gemici şöyle demiş:
 
-Siz bir heyet hazırlayın, benim gemim ile tekrar buraya gelmemi bekleyin. Şu kadar zaman sonra tekrar geleceğim. Sizin heyetinizi İstanbul’a götürebilirim.
 
Seçilen Açe heyeti böylece İstanbul’a getirilmiş. Tam o günlerde Kanuni Sultan Süleyman Han’ın son Zigetvar seferi varmış. Üstelik Kanuni vefat ettiğinden dolayı da 2.Selim Han’ın tahta geçmesi olaylarından dolayı heyet uzun süre Halife Hazretleri ile görüşememişler.
 
Aylar süren bu zaman kaybından sonra, yeni Padişah ve HalifeiMüslüminAçe heyetini kabul etmiş.
 
Durumlarını arzetmişler ve yardım talebinde bulunmuşlar.
 
2.Selim Han şöyle demiş:
 
-Siz ülkenize geri dönün, inşaallah bir çare bulunur.
 
Açe heyeti hayal kırıklığı içinde ülkelerine dönmüşler.
 
Aradan aylar geçtiği halde Portekiz zulmü aynen devam ediyormuş ve onlar Osmanlı yardımından umutlarını tamamen kesmişler.
 
Bir gün ufukta bir gemi gözükmüş. Kıyıya doğru yaklaşan bu geminin arkasından başka gemiler çıkmış. Sahilde bulunan Portekiz gemileri hemen bu gelen gemilerin üzerine hücum etmişler. Yapılan savaşta portekiz gemilerinin bir kısmı batmış, bir kısmı da kaçmışlar.
 
Galip gelen gemiler kıyıya yaklaşınca Açe halkı bu gelenleri de zalim korsanlar sanıp, yeni bir katliama uğramak korkusu ile dehşet içinde kalmışlar. Yeni gelenleri karşılayıp önlerinde secdeye kapanarak şöyle diyorlarmış:
 
-Efendim ne olur bizi öldürmeyin. Her isteğinizi yaparız! Ne olur efendim!
 
Bu gelen donanma HalifeiMüslimin’in donanması imiş. Açe heyetini geri yollayan HalifeiMüslimin 2.Selim Han, Osmanlı’nın Süveyş kaptanı Kurdoğlu Hızır Hayrettin Reis’e bir ferman göndererek okyanus geçecek kadar güçlü bir donanma hazırlamasını ve Müslüman Açe ülkesine giderek Portekiz kafirinin zulmünü önlemesini emretmiş. Osmanlı donanmasının da iyi bir hazırlık yapması gerekmiş. Güçlü bir donanma ve içlerinde, eğitim subayları, topçular, barut imalatı yapacak ustalar, dökümcü ustaları, hocalar, mühendisler ve askerlerden oluşan 500 kişilik bir mürettebat hazırlanması aylarca zamanı gerektirmiş. Ayrıca donanma ile beraber, erzak, bolca silah, mühimmat, top, tüfek, barut gibi savaş malazemeleri, döküm alet ve edevatı, döküm malzemeleri de donanmaya yüklenmiş.  Bir de tam yola çıkılacağı sırada Yemen’de bir isyan çıkmış, onun bastırılması bir kaç ay almıştı. Bunlardan dolayı aylarca sonra gelebilmişler. Bu gecikmeden dolayı HalifeiMüslimin’inAçe halkından özür dilediğini de beyan etmişler.
 
Açe Müslümanları bunu anladıklarında Allah’a şükretmişler, HalifeiMüslimin’e candan bağlanmışlar.
 
Endonezyalı Bakan’ın söz ettiği Türk şehitliği işte o savaşta şehit olan Osmanlı askerlerinin medfun bulunduğu şehitlik imiş.
 
Kurdoğlu Hızır Hayrettin Reis gerekli mühimmatı Açelilere teslim etmiş. Harp malzemeleri üretimini öğretmiş. Asker eğitimini yapmış. Açelilerin kendilerini savunması için gerekli bilgi ve malzeme böylece teslim edilmiş. Ayrıca dönmeden önce  Açe’ye bir de sancak hediye etmiş ve geri dönmüş.
 
Açe hükümdarları bu sancaktan yola çıkarak bayraklarını Osmanlı bayraklarına benzetmişler. Yüzyıllarca Osmanlı’ya bağlılığını koruyan Açe’de hutbeler de yüzyıllarca Osmanlı Sultanları adına okunmuş. Her yıl onbinlerce Endonezyalı, hac vazifesini yerine getirmek için Osmanlı’nın hakimiyetindeki mukaddes beldelere gelmişler. 
 
Osmanlı’nın bu seferini unutmayan Portekiz ve diğer Haçlı korsanları yüzyıllarca oralara yaklaşamamışlar.
 
İşte o zaman anladım ki, Endonezyalı Bakan bütün bunlardan dolayı bize içten sevgi ve saygı gösteriyor, evine davet ediyor, bir adım gerimizden yürüyerek bize saygısını belli ediyor. Hala bizi Halife’nin adamları olarak kabul ediyor.
 
Bizim dışişlerinin bütün bu olayları bilmemesi, şehitliğimizden dahi haberinin olmaması cidden beni çok üzmüştü.
 
İslam Birliği’nin liderliği ve sembolü Hilafet müessesesi, Osmanlı gibi güçlü bir devletin elinde olduğunda, bütün dünya Müslümanlarını nasıl koruyup kolladığı da bu örnekle daha iyi anlaşılmaktadır.
 
Açe Müslümanları bunu anladıklarında Allah’a şükretmişler, HalifeiMüslimin’e candan bağlanmışlar.

    

0 Yorum

Diğer Haberler
Asrın zaferi
Saadet Partisi 15 Temmuz şehitleri için 81 ilde hatim kampanyası başlattı
15 Temmuz Şehitleri Anma Programı'na engel
Saadet İstanbul Hocasının başucunda bayramlaştı
Türkler Kudüs’ü ele geçiriyor”
Kardeşlik iftarı
D-8 20 yaşında
Üniversiteden disko turları!
Endonezya’daki Türk şehitliği
Ramazan cihat ayıdır
Cansuyu İftar Vakti, Tv5 ekranlarında
Diyanet din bütünlüğünün ve din güvenliğinin teminatıdır
Avrupa Müzesi değil Ayasofya Camii
Uzadıkça lezzeti artan tatlı: Peynirli irmik helvası
650 yıllık çivisiz cami görenleri hayran bırakıyor
İtalya’da Yunus Emre defile ile (tanıtılmış)
İstanbul KİTABA doyacak!
Ordu'da 2 bin 100 yıllık heykel bulundu
TV5'İN GELENEKSEL İFTAR PROGRAMI BU YILDA YOĞUN İLGİ GÖRDÜ
Keçiören'in sanatkar imamı
 
Adalet Bakanı Bozdağ'dan 'tek tip kıyafet' açıklaması
Allah’a şükür salâlar galip geldi
Darbenin üssüne yürüyoruz
Karamollaoğlu: Akla ziyan bir tutuklama
Suudi Arabistan'dan Katar açıklaması
Avusturya'dan Zeybekci'ye giriş yasağı
Başbakan Yıldırım: 'Sağlık olsun Türkiye Kıbrıs için elinden geleni yaptı'
BBP'den Adalet Yürüyüşü mitingi kararı
Kılıçdaroğlu 'provokasyon duyumunu' ilk kez açıkladı
EN ÇOK
Yazarlar
Mustafa İŞCAN
SGK ve 15 Temmuz gazilerinin hakları
Atilla MEHDİGİL
Kral çıplaak! Kral çıplaak! Kral çıplaak!
Mustafa KAYA
Şimdi Daha da Dikkatli Olma Zamanı
Hayati OTYAKMAZ
"Erkekler gibi savaşamadın, bari oturup kadınlar gibi ağla"
Şeref KAÇMAZ
NORM-ALLEŞ(m)İ – YORUM
Ekrem ŞAMA
15 Temmuz programları
Feyzullah AYDOĞAN
YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE’NİN İNŞA POLİTİKALARI
İshak BEYAZAY
Ah köylüm vah köylüm
Mustafa GEÇER
TÜRKİYE’NİN BATILILAŞMA SORUNU
Mustafa BİLGEN
Hz PEYGAMBER (s.a.v.)’İN SİYASETÇİYE ÖĞÜTLERİ
Uzm.Dr. Ali AYDIN
Soğuk Parmaklar Hangi Hastalıklarda Görülür
Alıntı Yazılar
Mehmet Şevket EYGİ
Tasavvufu Kirlettirmeyelim
Ali Haydar HAKSAL
Güzel ve Kalıcı Anlar Bırakmak
Abdullah AKÇAY
Düşünmek herkese iyi gelecek !..
Prof. Dr. Mehmet Seyfettin EROL
“Batı Cephesi”ndeEvanjelik Çatlamalar!
Zeki CEYHAN
Aptal yerine konmak!
Mevlüt ÖZCAN
Kımız içilir mi?
Mahmut TOPTAŞ
İsrail, sana derim
Prof.Dr.Ata ATUN
15 Temmuz Kalkışmasında TSK ve Halk
Prof. Dr. Burhanettin Can
İslâm coğrafyası ve “kaostan kaynaklanan düzen”
İsmail Hakkı AKKİRAZ
Fitneler ve darbeler
Mustafa YILDIRIM
Yaş yetmiş hâlâ emekli olamamış
Burak KILLIOĞLU
Pişkin…
Şakir TARIM
Kudüs ve Filistin için ümitler yeşerdi
İsmail KILLIOĞLU
İnsana bakmak
İbrahim VELİ
Saadet similasyonu
Abdülkadir ÖZKAN
“İsrail laftan anlamaz, ancak güçten anlar”
 
Ana Sayfa Günün Haberleri Yazarlar TÜRKİYE POLİTİKA EKONOMİ SPOR DÜNYA SAĞLIK & YAŞAM EĞİTİM BİLİM-TEKNOLOJİ KÜLTÜR-SANAT
Copyright © 2011 TV 5 HABER
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz